İnsanın en zevk aldığı ve üzerinde en çok düşündüğü şeylerin başında gelir yemek!
Fakat ne yesem diye düşünmeler,karar verememeler, bazen de mutfağa girmek istemeyişler, bu şahane şölene gölge düşürebilirdi eskiden. Eskiden diyorum,çünkü artık http://www.istelezzet.com/ var.
Öncelikle internet reklamları çok eğlenceli...
Yemek Siparişi Sepet ile Taşınmaz...:) from Istelezzet on Vimeo.
Bu sitede hayal bile edemeyeceğin kadar bol çeşit bulunuyor. Sınır tanımayan hizmet anlayışıyla 7/24, bir tık kadar yakınında olması her an canının çektiğine ulaşabilme garantisi, sektörde bir adım daha ön plana çıkma sebeplerinden bana göre.
Yöresel yemeklerden tut da, Uzakdoğu mutfağına kadar her şey senin hizmetinde. Bu kadar farklı lezzete bir tıkla ulaşmanın mutluluğu ise paha biçilemiyor. İstelezzet.com, sadece geniş seçenek yelpazesiyle değil, sunduğu ayrıcalıklarla da herkesin gözdesi olacağa benziyor.
Örneğin, istelezzet.com diğer yemek sitelerinden farklı olarak , her siparişten “puan kazanma”, biriken puanlarla da “ücretsiz yemek” sipariş etme fırsatı sunuyor.
Onca seçeneğe rağmen hala kararsızım diyorsan, sana en yakın lokasyondaki restoranları önererek, belki de kimsenin yapamayacağı bir güzelliği de seçenekleri arasında bulunduruyor.
İstelezzet.com standartları yükseltmek adına, işletmeler üzerinde sürekli bir kontrol sağlayarak,müşteri menuniyetini garantiye almayı da başarıyor.
Tüm bu kolaylıkların ve güzelliklerin ardından sana da ‘’İşte lezzet budur’’ demek kalıyor.
Bir bumads advertorial içeriğidir.
MUTFAKLA , YEMEKLE İLGİLİ HER ŞEY , TATİL ÖNERİLERİ , DIŞARDA YEDİKLERİM BEĞENDİKLERİM DENEDİKLERİM ,OĞLUŞUMLA MUTFAKTA YAPTIKLARIMIZ , GEZİLER..
MERHABA..
Hepinize merhaba...Ben bir mutfak aşığıyım. Mutluyken ,hüzünlüyken ,huzurluyken ,sıkılmışken ,genelde gece uyku tutmamışken mutfakta ya bir şeyler yaparken bulurum kendimi yada maalesef yaptıklarımı yerken...Çocukluğumdan beri gelen bu aşkı, merakı ,öğrendiklerimi sizlerle paylaşmaya sizin paylaşacağınız fikirlerle tariflerle yeni mutfak maceraları yaşamaya karar verdim .Sizler sayfama bende aranıza hoş geldik ...
24 Haziran 2012 Pazar
23 Haziran 2012 Cumartesi
FRAMBUAZ BAYRAMI ( Frambuazlı muffin )
Malzemeler :
2 yumurta
1 1/4 cup (300ml) süt
1/2 cup (125ml) erimis tereyağ veya margarin
1 cay kasigi (5ml) limon rendesi
2 1/2 cup (625 ml) un
1/2 cup (125 ml) seker
1 corba kasigi (15 ml) kabartma tozu
1/2 cay kasigi (2ml) cay kaşığı tuz
1 1/2 cup (375 ml) taze veya dondurulmus frambuaz (veya herhangi berry meyvelerden)
1 cay kasigi (5ml) limon rendesi
2 1/2 cup (625 ml) un
1/2 cup (125 ml) seker
1 corba kasigi (15 ml) kabartma tozu
1/2 cay kasigi (2ml) cay kaşığı tuz
1 1/2 cup (375 ml) taze veya dondurulmus frambuaz (veya herhangi berry meyvelerden)
Bir kasede yumurta, süt, yağ ve limon rendesini iyice cirpın .
Baska bir kasede un, seker, kabartma tozu ve tuzu kariştırıp ortasina bir çukur açarak ve yumurta karışımını ekleyin.Suyunu süzdüğünüz frambuazları ekleyin ve kaşıkla yumuşak bir sekilde karıştırın. NOT:Frambuazlar ekşi ise toz sekerde biraz bekletilebilir.
Muffin tepsisini yağlayarak yada muffin kağıtları kullanarak 200 derece önceden ısıtılmış firinda 20 dakika pişirin . Dilerseniz soğuduktan sonra üzerlerine pudra şekeri eleyebilirsiniz . Yanında soğuk koca bir bardak süt güzel gidiyor.
Baska bir kasede un, seker, kabartma tozu ve tuzu kariştırıp ortasina bir çukur açarak ve yumurta karışımını ekleyin.Suyunu süzdüğünüz frambuazları ekleyin ve kaşıkla yumuşak bir sekilde karıştırın. NOT:Frambuazlar ekşi ise toz sekerde biraz bekletilebilir.
Muffin tepsisini yağlayarak yada muffin kağıtları kullanarak 200 derece önceden ısıtılmış firinda 20 dakika pişirin . Dilerseniz soğuduktan sonra üzerlerine pudra şekeri eleyebilirsiniz . Yanında soğuk koca bir bardak süt güzel gidiyor.
21 Haziran 2012 Perşembe
ROULADEN
6 kişi için :
6 parça çok çok ince dövülmüş kontrfile et ( ince olması hem sarabilmeniz hemde pişme açısından önemli )
2 yemek kaşığı kadar ketçap
2 yemek kaşığı kadar hardal
2- 3 adet kornişon salatalık yada turşusu
2 adet orta boy soğan
2 adet domates
Maydanoz ve dereotu ( isteğe bağlı )
tuz ve karabiber
sosu koyulaştırmak için 1 buçuk tatlı kaşığı kadar mısır nişastası
3 yemek kaşığı kadar zeytinyağı ve arzuya göre bir parça tereyağı
Öncelikle soğanınızı küçük küpler halinde doğrayın . Domatesin kabuklarını soyun ve aynı şekilde doğrayın .Maydanoz ve bir tutam dereotunuzu da incecik kıyın ve bu malzemeleri bir kapta karıştırın . Salatalıklarınızı boylamasına 4 parçaya bölün . Her bir rulo için dörtte bir salatalık parçası yeterli olacak.
Daha sonra kasabınıza incecik dövdürdüğünüz etlerinizi açın . Etlerin tek tarafına çok fazla olmamak kaydıyla ketçap ve hardal sürün . Tuz ve karabiberle tatlandırın . ( taze çekilmiş karabiber kullanmanızı kesinlikle tavsiye ederim . )Daha sonra içlerine hazırladığınız soğanlı karışımı koyup üzerine 1 parça salatalık ekleyin. Etlerinizi elinizden geldiğince kenarlarını kapatarak sarın .Et bağlama ipi kullanarak yada kürdanla etlerinizi tutturun .
Kalın tabanlı bir tencerede zeytinyağınızı kızdırın arzuya göre bir parçada tereyağı ekleyebilirsiniz . Yüksek ateşte etlerinizi yanmasını önlemek için çevirerek iyice mühürleyin . Etleriniz mühürlendikten sonra üzerlerini geçecek kadar kaynar su ekleyip kapağını kapatın. Ateşi kısarak 1 - 1 buçuk saat kadar pişirin . Etleriniz piştiğinde tencerenizde nefis bir sos bırakacak . Etlerinizi tencereden bir tabağa alıp , tencereye bıraktığı sosunuzu nişastayı katarak iyice karıştırarak koyulaşıncaya kadar pişirin . Eğer taneli kalırsa bleander dan geçirebiliriniz . Sosunuzun tadına bakarak bu aşamada tuz ve karabiber ekleyebilirsiniz. Rouladen hazır . Servis için yanında kesinlikle patates püresi tavsiye ederim . Hepinize afiyet olsun . Şimdi gururla servis yapma zamanı . =)
YILLAR SONRA BU MEVSİMDE BETA
Selam ... Nasıl oldu bilmiyorum ama 40 C sıcaklıkta 30 yaşımda beta olmayı başardım . Maalesef bırakın yeni tarifler deneyip bunları sizlerle paylaşmayı, kolumu kıpırdatacak halim kalmadı. Kamyon çarpma deyimini yaşadım . Hepinizin kavrulduğu bu havada beni battaniyemden ayırmak isteyen doktora hala kızgınım . Çocukluğumun kabusu 21 günde bir yapılan toplu penisilin işkencesini tekrar hatırladım .İşte tüm bunlar yüzünden sayfamdan ayrı kaldım . Ama çok şükür toparlandım tekrar ve mutfağama kavuştum . Kaybettiğim zamanı hızlıca telafi edeceğime söz veriyorum . Yarına muhteşem bir ana yemek tarifi var. Roulade yapacağım . Alman mutfağına ait bir yemek . Yapılışı oldukça basit . görüntüsüyle de oldukça fors kazandırıyor =) Yarın görüşmek üzere..
14 Haziran 2012 Perşembe
13 Haziran 2012 Çarşamba
Pikniği Hak Ettik
Bütün hafta boyunca yeterince yoruluyoruz. Hafta sonuyla beraber arkadaşlarla pikniğe gitmenin tam zamanı. Yaz sıcakları bastırmadan gitmek lazım pikniğe.
Bir de pikniğe giderken iskambil kağıdını unutmamak lazım. Güzel bir piknik alanı, arkadaşlarımla beraber güneşli bir hafta sonu. Daha ne isterim?
Hayallerimi süsleyen piknik tam da böyle. Bir de mercimek köftesinin benim için anlamı başkadır. #piknikteiyigider!
Bir bumads advertorial içeriğidir.
ŞİMDİ TAM PAZAR ZAMANI
Şimdi tam pazara gitmek zamanı deyip pazartesi günü Ankara dikmen pazarına gittim.Aslında çocukluk anılarımda pazarın kötü bir anısı olsa da (7 yaşlarındayken fırtına çıkmıştı ve ben o kocaman şemsiyelerin altında kalmıştım)o korkuyu yıllar sonra atıp her şeyi dokunarak, koklayarak almanın tadını çıkarıyorum. Harika resimler çektim. Nerdeyse bildiğim ve sevdiğim tüm sebze ve meyveler tezgahta yerlerini almışlardı. Kesinlikle bu mevsim bolca sebze, meyve tüketme mevsimi. Hemde taze taze , kokulu kokulu sebze ve meyveler. Ayrıca bazılarının zamanı geçmeden kış için de hazırlık yapabilirsiniz. Sebzelerinizi şoklama yöntemiyle kış için derin dondurucunuzda saklayabilirsiniz . Böylece hem konservelerden uzak durmuş olursunuz ,hemde kendi ellerinizle hazırladığınız için kışında gönül rahatlığıyla tüketebilirsiniz . Örneğin kışlık bezelye hazırlayacaksanız elinizi çabuk tutun . Neredeyse bitmek üzere. Aynı şekilde enginar sevenlere de duyurulur .Şu anda fasulyeninde tam bol zamanı . Ayşekadını var, boncuğu var ,çalısı var . Barbunya ve bamya da yeni yeni tezgahlara gelmeye başlamış ama bence hala pahalı . Özellikle kış hazırlığı için daha bekleyebiliriz .Aaa unutmadan birde tam yaprak zamanı. Sarmasını bilene, yemesini sevene duyurulur.Özellikle Tokat ve İzmir yaprağını öneririm. Bu kadar bahsetmişken hemen kısaca anlatayım . Ben bu hafta bezelyelerimi attım dolaba . Nasıl mı ? Ayıkladığınız bezelyelerinizi önce kaynar suya atıyorsunuz yaklaşık 2 dakika sonra alıp bu sefer soğuk suya koyuyorsunuz .Böylece şoklama yöntemiyle rengini de korumuş oluyor. Daha sonra iyice süzerek dilediğiniz ölçülerde buzdolabı poşetlerine doldurup ağzını sıkıca bağlıyoruz . İşte hepsi bu . Kışın ortasında tazecik bezelyeniz hazır .
Pazarın devamını size resimlerle anlatacağım . Benim en sevdiğim ve gözümü bir türlü doyuramadığım tezgah yeşillik tezgahı . Maydanozu .teresi ,rokası , nanesi , marul ,kıvırcık , kuzu kulağı , radika , ve zahter ( taze kekik ) .Hepsi benim favorim . Tezgahın yanı başında hemen bir salata yapabilirim kendime. Üzerine şöyle sulu kokulu bir limon . Tamamdır. =)
12 Haziran 2012 Salı
ANKARALI BLOGGERLAR BULUŞMASI
Evet biliyorum çok şanslıyım. Organizasyonu düzenleyen Zeynep ve beni haberdar eden Yasemin sayesinde bende bu organizasyonda yer aldım. Buluşma Çukurambar' daki Zamane Kahvesinde oldu.Yaklaşık 40 kadar blog yazarıyla buluşup onları ve bloglarını tanımak keyifliydi. Carte d'or un bizler için hazırladığı hediyeler denenmek için dolapta yerlerini aldılar. Başta Zeynep 'e ve katılan herkese sevgilerimi gönderiyorum . İşte bu güzel günden kareler ... ( fotoğraflar :www.zeynepinevi.com )
10 Haziran 2012 Pazar
DOLUDOLU HAFTA SONU ...
Bu hafta sonu yemek yok... Daha doğrusu bizim evde pişen kayda değer bir yemek yok. Çünkü ben bu hafta sonu bolca gezip, bir açık büfeden diğerine kondum. Hafta içi spor salonunda döktüğüm terlerin hakkını verdim. Hiç altında kalıp boğazımı tutar mıyım? =) Jet hızıyla anlatmaya başlıyorum. Cumartesi sabahı geleneksel anneler ve kızları buluşmasını gerçekleştirdik. Bizim sülalede kız çocuk nadir bulunduğu için toplam 3 anne 3 kızız. Çukurambardaki uzun zamandır merak ettiğim Fırıncı Orhan'da buluştuk. Açık büfe kahvaltı aldık. Tadabildiğim her şey oldukça lezzetliydi. Fakat lezzetin tadına varmak oldukça zor. Mekan çok büyükte olsa kalabalıktan ne yediğinizi nede konuştuğunuzu anlıyorsunuz. Bu yüzden ben pek hoşlanmıyorum çok kalabalık yerlerden. Garsonlar yetişebilmek için ciddi çaba sarf ediyorlardı. Mekanın içinde alışveriş yapabileceğiniz şarküteri ve manav reyonu var. Benim aklımda ekmekler kaldı. İlk durak böylece noktalanmış oldu. VEE benim için bu haftanın en güzel, en heyecanlı buluşması gerçekleşti. ANKARALI BLOG YAZARLARI BULUŞMASI... Bu konuyu tabiki ayrıca yazacağım. O yüzden buluşmayı ayrı bir sayfada paylaşmak üzere geçiyorum.
Daha sonra akşam olduğunda tüm bu gezmeler bana yetmedi, arkadaşlarımızla Kuğulu Park'ta buluşup Ankara daki ilk yaz akşamını kutladık. Eee Tunalı Hilmiye gidilir de Kıtırdan kokoreç yenilmez mi? Evet itiraf ediyorum onu da zevkle indirdim mideye. Akşam evde eğlenceye devam ederek benim en sevdiğim oyunlardan biri olan risk oynadık. Üç kıtanın sahibesi olarak oyunu tamamlayan ben, gururla uyudum.
Pazar sabahı kalkılır ve Kaan cimlastiğe götürülür. İlgilenenler için söyleyeyim. Hacettepe Ünivesitesi Beytepe Kampüsü içinde çeşitli yaş grubundaki çocuklar için kurslar var. Cimlastik dersleri sevgili Zeki Özbek Hoca ve öğrencileri tarafından veriliyor. Maalesef şimdilik derslerden fotoğraf çekemiyorum. Çünkü Kaan bizi görünce cıvıtıveriyor... Oradan Kaan efendinin hızına yetişemeyip havuzda bulduk kendimizi... Günün geri kalanı oğlum yavaş, kolluklarını çıkarma, aman kayarsın diyerek geçti.
Çok ama çok eğlendi ve yorulmadı. Evde bir kaç tur Survivor yarışından sonra çok şükür az önce sızdı. Allah tüm anne babalara çocuklarına verdiği kadar enerji versin. Ama onları da hiç yanımızdan eksik etmesin. İşte böyle bitti hafta sonu... Hepinize sevgiler...
![]() |
| ANKARA BLOG YAZARLARI BULUŞMASI Çukurambar Zamane Kahvesi Resim : http://www.zeynepinevi.com/ |
Daha sonra akşam olduğunda tüm bu gezmeler bana yetmedi, arkadaşlarımızla Kuğulu Park'ta buluşup Ankara daki ilk yaz akşamını kutladık. Eee Tunalı Hilmiye gidilir de Kıtırdan kokoreç yenilmez mi? Evet itiraf ediyorum onu da zevkle indirdim mideye. Akşam evde eğlenceye devam ederek benim en sevdiğim oyunlardan biri olan risk oynadık. Üç kıtanın sahibesi olarak oyunu tamamlayan ben, gururla uyudum.
![]() |
| ORANİUM XL İNCEK |
Çok ama çok eğlendi ve yorulmadı. Evde bir kaç tur Survivor yarışından sonra çok şükür az önce sızdı. Allah tüm anne babalara çocuklarına verdiği kadar enerji versin. Ama onları da hiç yanımızdan eksik etmesin. İşte böyle bitti hafta sonu... Hepinize sevgiler...
7 Haziran 2012 Perşembe
KROKANLI VE TAHİN - PEKMEZLİ KEK
Selam . Yaklaşık 10 gün kadar tembellik yaptıktan sonra isminden anlaşılacağı üzere bomba bir kekle buradayım . Tarifi birkaç gün önce eski dergileri karıştırırken bulup bir ara denerim diye bir köşeye ayırmıştım . Dün sevgili Yasemin Babalık tanışıp çok güzel bir sohbet ettik . Benim için çok güzeldi .Çünkü o benim ilk blogger arkadaşım . Umarım arkadaşlığımız devam eder. Sözün kısası blogger arkadaşıyla yapılan güzel bir kahvaltıdan sonra koşa koşa eve gelip keyifle tarif denendi ve başarılı oldu .
İşte Malzemeler :
4 yumurta
300 gr un
150 gr şeker
1 su bardağı tahin - pekmez karışımı
1 su bardağı iri çekilmiş ceviz
1 pk kabartma tozu
Krokan için :
1 su bardağı şeker
yarım çay bardağı su
4 yemek kaşığı kadar iri kırılmış ceviz
7-8 tane doğranmış kuru kayısı
Yapılış olarak klasik keklerden bir farkı yok . Önce yumurta ve şekeri iyice çırpın .Sonra tahin ve pekmezi ekleyerek iyice yedirin . Elenmiş un , kabartma tozu ve cevizleri de ekleyerek kek hamurunuzu karıştırın . Kek kalıbınızı iyice yağlayıp unlayın ve fazla unu ters çevirerek alın . ( Ben dikdörtgen kalıp kullandım . ) Önceden ısıtılmış 180 C lik fırında yaklaşık 35 - 40 dakika . kadar pişirin . Kekinizin pişip pişmediğini bir çubukla yada bıçakla kontrol ettikten sonra fırından alın . ( eğer çubuk keke batırdıktan sonra temiz çıkıyorsa kekiniz pişmiş demektir ) Tel ızgara üzerinde soğumaya bırakın .
Krokanı hazırlamak için şeker ve suyu kalın tabanlı çelik bir tencereye alın . Yüksek ateşte hızlı hızlı karıştırarak şeker iyice eriyene kadar pişirin . Köpük köpük olmaya başlayınca limon suyunu ekleyin . Kıvamı koyulaşıp altın rengini alınca ceviz ve kayısıları ilave ederek kısık ateşte 2 - 3 dakika kadar pişirin .
Sıcak krokanı soğuk kekin üzerine kaplayacak şekilde kaşık yardımıyla keki kaplayacak şekilde dökün . Dilerseniz kenarlarında akanları tahta spatula ile düzeltebilirsiniz . Benim akmış görüntü daha çok hoşuma gidiyor . Soğuyup sertleşmesini bekleyin . Afiyet olsun .
İşte Malzemeler :
4 yumurta
300 gr un
150 gr şeker
1 su bardağı tahin - pekmez karışımı
1 su bardağı iri çekilmiş ceviz
1 pk kabartma tozu
Krokan için :
1 su bardağı şeker
yarım çay bardağı su
4 yemek kaşığı kadar iri kırılmış ceviz
7-8 tane doğranmış kuru kayısı
Yapılış olarak klasik keklerden bir farkı yok . Önce yumurta ve şekeri iyice çırpın .Sonra tahin ve pekmezi ekleyerek iyice yedirin . Elenmiş un , kabartma tozu ve cevizleri de ekleyerek kek hamurunuzu karıştırın . Kek kalıbınızı iyice yağlayıp unlayın ve fazla unu ters çevirerek alın . ( Ben dikdörtgen kalıp kullandım . ) Önceden ısıtılmış 180 C lik fırında yaklaşık 35 - 40 dakika . kadar pişirin . Kekinizin pişip pişmediğini bir çubukla yada bıçakla kontrol ettikten sonra fırından alın . ( eğer çubuk keke batırdıktan sonra temiz çıkıyorsa kekiniz pişmiş demektir ) Tel ızgara üzerinde soğumaya bırakın .
Krokanı hazırlamak için şeker ve suyu kalın tabanlı çelik bir tencereye alın . Yüksek ateşte hızlı hızlı karıştırarak şeker iyice eriyene kadar pişirin . Köpük köpük olmaya başlayınca limon suyunu ekleyin . Kıvamı koyulaşıp altın rengini alınca ceviz ve kayısıları ilave ederek kısık ateşte 2 - 3 dakika kadar pişirin .
Sıcak krokanı soğuk kekin üzerine kaplayacak şekilde kaşık yardımıyla keki kaplayacak şekilde dökün . Dilerseniz kenarlarında akanları tahta spatula ile düzeltebilirsiniz . Benim akmış görüntü daha çok hoşuma gidiyor . Soğuyup sertleşmesini bekleyin . Afiyet olsun .
29 Mayıs 2012 Salı
PUF BÖREĞİ
Puf böreği hem kahvaltılarınızda hemde çay saatlerinde masanızda yer alabilecek bir börek . Özellikle minik boyutlarda olduğu için sohbet esnasında bir bakmışsınız koca tabak bomboş kalmış. Ben tarifin yarısını kıymalı yarısını da peynirli olarak hazırladım .Sizde isteğinize göre çeşitlendirebilirsiniz .Ama bence en çok peynir ve kıyma yakışıyor.
Hamur İçin Malzemeler : Kıymalı Harc : Peynirli Harc :
500 gr un 250 gr kıyma 250 gr yarım yağlı beyaz peynir
1/ 2 çay bardağı sıvı yağ 1 orta boy soğan ince kıyılmış maydanoz
1/2 çay bardağı süt Tuz ve karabiber
3 yemek kaşığı yoğurt
1 çay kaşığı karbonat
1 çimdik tuz
Hamur için tüm malzemeleri bir kaba alarak pürüzsüz bir hamur elde edene kadar yoğurun .Hamuru 3 pazı haline getirip üzerini örterek bir köşede dinlendirin . Daha küçük boyutlarda hamuru açmak daha kolay olacağı için daha çok parçaya da bölebilirsiniz .
Kıymalı harc için soğanları ince ince doğrayın . Çok az sıvı yağ ile kıymayla birlikte kavurun .Az yağ kullanmanızı tavsiye ederim .Çünkü böreklerde yağda kızaracağı için iç malzemesinde ne kadar az yağ kullanırsak o kadar iyi olur.
Peynirli harc içinde peyniri parçalayıp kıyılmış maydanozla karıştırıyoruz . Eğer peyniriniz çok yağlı olursa kızarırken eriyip akabiliyor yada böreğin içinde kayboluyor. Bu yüzden ben az yağlı sert bir peynir tercih ediyorum .
İç malzemelerinizi de hazırladıktan sonra hamurunuzu unlanmış tezgahta açın. Hamurunuza belli aralıklarla iç malzemenizi koyun ve bir bardakla kesip yarım ay şeklinde kapatın . Yada hamurunuzu önceden bıçakla veya bardakla kesip sonra iç malzemelerinizi koyup dilediğiniz şekilde kapatabilirsiniz . Hangisi kolayınıza gelirse o yöntemi tercih edebilirsiniz . Hazırladığınız börekleri unladığınız bir tepsiye dizin .
Kızartmak için derin ve geniş bir tava kullanın ve böreklerinizi kızgın yağda kızartın . Fazla yağını almak için havlu kağıt serdiğiniz bir tabağa alarak servis yapın .
Hamur İçin Malzemeler : Kıymalı Harc : Peynirli Harc :
500 gr un 250 gr kıyma 250 gr yarım yağlı beyaz peynir
1/ 2 çay bardağı sıvı yağ 1 orta boy soğan ince kıyılmış maydanoz
1/2 çay bardağı süt Tuz ve karabiber
3 yemek kaşığı yoğurt
1 çay kaşığı karbonat
1 çimdik tuz
Hamur için tüm malzemeleri bir kaba alarak pürüzsüz bir hamur elde edene kadar yoğurun .Hamuru 3 pazı haline getirip üzerini örterek bir köşede dinlendirin . Daha küçük boyutlarda hamuru açmak daha kolay olacağı için daha çok parçaya da bölebilirsiniz .
Kıymalı harc için soğanları ince ince doğrayın . Çok az sıvı yağ ile kıymayla birlikte kavurun .Az yağ kullanmanızı tavsiye ederim .Çünkü böreklerde yağda kızaracağı için iç malzemesinde ne kadar az yağ kullanırsak o kadar iyi olur.
Peynirli harc içinde peyniri parçalayıp kıyılmış maydanozla karıştırıyoruz . Eğer peyniriniz çok yağlı olursa kızarırken eriyip akabiliyor yada böreğin içinde kayboluyor. Bu yüzden ben az yağlı sert bir peynir tercih ediyorum .
İç malzemelerinizi de hazırladıktan sonra hamurunuzu unlanmış tezgahta açın. Hamurunuza belli aralıklarla iç malzemenizi koyun ve bir bardakla kesip yarım ay şeklinde kapatın . Yada hamurunuzu önceden bıçakla veya bardakla kesip sonra iç malzemelerinizi koyup dilediğiniz şekilde kapatabilirsiniz . Hangisi kolayınıza gelirse o yöntemi tercih edebilirsiniz . Hazırladığınız börekleri unladığınız bir tepsiye dizin .
Kızartmak için derin ve geniş bir tava kullanın ve böreklerinizi kızgın yağda kızartın . Fazla yağını almak için havlu kağıt serdiğiniz bir tabağa alarak servis yapın .
28 Mayıs 2012 Pazartesi
AYA KÖFTE
Davet masasındaki tarifleri yazmaya devam ediyorum . Aya köfte bir tanıdığımızın annesinin kitaplarını karıştırarak bulduğu eski bir tarif. İçindeki malzemeler oldukça farklı .Masada tadanların sürekli içindekileri tahmin etme yarışına girecekleri lezzetli bir köfte .Aya köfteyi ister sıcak isterseniz daha öncede hazırlayıp soğuk olarak da ikram edebilirsiniz . Her hali oldukça lezzetli . İşte malzemeler :
750 gr kıyma ( 500 gr dana - 250 gr kuzu kıyma )
3 orta boy patates
1 büyük boy kuru soğan
1 yemek k. domates salçası
1 küçük domates rendesi
2 dilim bayat ekmek
1 yumurta
1 çay bardağı un
1 çay kaşığı karbonat
1 çay kaşığı karabiber
1 tatlı kaşığı tuz
kızartmak için sıvı yağ ve un
Patates hariç diğer tüm malzemeleri bir kapta karıştırın . Patatesleri rendenin en ince bölümünde rendeleyin ve suyunu sıkarak diğer malzemelere ekleyin ve iyice yoğurun. Hafif ele yapışan bir köfte harcınız olacak . Daha sonra köftenizi istediğiniz boyutta şekillendirip ( ben yüzük parmağı uzunluğunda köfteler yaptım ) unlayarak derin bir kızartma kabında bol kızgın yağda kızartın Havlu kağıt serdiğiniz bir tabakta fazla yağını aldıktan sonra istediğiniz şekilde soğuk yada sıcak olarak ikram edebilirsiniz . Afiyet olsun.
750 gr kıyma ( 500 gr dana - 250 gr kuzu kıyma )
3 orta boy patates
1 büyük boy kuru soğan
1 yemek k. domates salçası
1 küçük domates rendesi
2 dilim bayat ekmek
1 yumurta
1 çay bardağı un
1 çay kaşığı karbonat
1 çay kaşığı karabiber
1 tatlı kaşığı tuz
kızartmak için sıvı yağ ve un
Patates hariç diğer tüm malzemeleri bir kapta karıştırın . Patatesleri rendenin en ince bölümünde rendeleyin ve suyunu sıkarak diğer malzemelere ekleyin ve iyice yoğurun. Hafif ele yapışan bir köfte harcınız olacak . Daha sonra köftenizi istediğiniz boyutta şekillendirip ( ben yüzük parmağı uzunluğunda köfteler yaptım ) unlayarak derin bir kızartma kabında bol kızgın yağda kızartın Havlu kağıt serdiğiniz bir tabakta fazla yağını aldıktan sonra istediğiniz şekilde soğuk yada sıcak olarak ikram edebilirsiniz . Afiyet olsun.
24 Mayıs 2012 Perşembe
LİMONLU KEK
Bence bu kek için söylenecek tek şey var; gerçekten limonlu...Rengi, kokusu ve tadı sizi bu konuda oldukça tatmin edecek.
Bol yumurtalı ve biraz fazla malzemeli bir kek. Fakat size harika bir sır vereceğim. Kekinizi fırından çıktıktan sonra henüz ılıkken (bu çok önemli !) bir kaba koyarak yada üzerini streç folyo ile kaplayarak derin dondurucuya koyabilirsiniz. Misafirinizin geleceği gün çıkartıp kendi kendine çözülmesini bekleyin. Kesinlikle mikrodalga fırında yada herhangi bir şekilde çözmeyin. Size söz veriyorum ilk günkü tazeliğinde hatta bazen daha lezzetli bir kekiniz olacak.
Malzemeler : Sosu İçin :
6 yumurta 150 gr pudra şekeri
350 gr margarin ( ben Terem yağ kullandım ) 4 yemek kaşığı limon suyu
350 gr toz şeker isterseniz üzeri için çikolata parçaları
350 gr un
1 pk vanilya
3 çay k . kabartma tozu ( yaklaşık 1 pk oluyor )
2 limon kabuğu rendesi ve suyu
Öncelikle şunu söylemeliyim bu büyük bir kek. Ben pişirmek için dikdörtgen kalıp kullandım. Siz isterseniz tarifi yarıya da bölebilirsiniz. Ama ben bu haliyle yapıp yarısını acil durumlar için saklıyorum .
Yapılışı : Yumurta ve şekerleri iyice çırpın. Daha sonra küçük parçalara böldüğünüz oda sıcaklığındaki yağınızı ekleyin ve krema kıvamına gelene kadar çırpın. Yağlar tam olarak karışmalı. Rendelediğiniz limon kabuklarını ve suyunu ekleyin .
Daha sonra elediğiniz toz malzemelerinizi ekleyin ve daha düşük ayarda karıştırın. Kalıbınızı iyice yağlayın ve biraz galeta unu yada un serpin. Kekinizi önceden 175 C ye ısıttığınız fırında pişirin . Temiz bir çubuk batırarak kekinizin pişip pişmediğini kontrol edebilirsiniz .Eğer batırdığınız çubuk yada bıçak temiz bir şekilde çıkıyorsa kekiniz pişmiş demektir.
Kekiniz pişerken bir tavada sosunuzu hazırlayın. Pudra şekeri ve limon suyunu tavaya ekleyip iyice karıştırın. Pudra şekerinden tortu kalmayana kadar karıştırarak ısıtın. Kaynatmanıza gerek yok.
Kek piştikten sonra hazırladığınız sosu üzerine gezdirip dilediğiniz gibi süsleyin. Ben kek henüz ılıkken üzerine sosu döküyorum. İçine sosu daha güzel çekiyor. İşte mutfakta o harika koku ve kocaman lezzetli bir kek... Afiyet olsun.
Bol yumurtalı ve biraz fazla malzemeli bir kek. Fakat size harika bir sır vereceğim. Kekinizi fırından çıktıktan sonra henüz ılıkken (bu çok önemli !) bir kaba koyarak yada üzerini streç folyo ile kaplayarak derin dondurucuya koyabilirsiniz. Misafirinizin geleceği gün çıkartıp kendi kendine çözülmesini bekleyin. Kesinlikle mikrodalga fırında yada herhangi bir şekilde çözmeyin. Size söz veriyorum ilk günkü tazeliğinde hatta bazen daha lezzetli bir kekiniz olacak.
Malzemeler : Sosu İçin :
6 yumurta 150 gr pudra şekeri
350 gr margarin ( ben Terem yağ kullandım ) 4 yemek kaşığı limon suyu
350 gr toz şeker isterseniz üzeri için çikolata parçaları
350 gr un
1 pk vanilya
3 çay k . kabartma tozu ( yaklaşık 1 pk oluyor )
2 limon kabuğu rendesi ve suyu
Öncelikle şunu söylemeliyim bu büyük bir kek. Ben pişirmek için dikdörtgen kalıp kullandım. Siz isterseniz tarifi yarıya da bölebilirsiniz. Ama ben bu haliyle yapıp yarısını acil durumlar için saklıyorum .
Daha sonra elediğiniz toz malzemelerinizi ekleyin ve daha düşük ayarda karıştırın. Kalıbınızı iyice yağlayın ve biraz galeta unu yada un serpin. Kekinizi önceden 175 C ye ısıttığınız fırında pişirin . Temiz bir çubuk batırarak kekinizin pişip pişmediğini kontrol edebilirsiniz .Eğer batırdığınız çubuk yada bıçak temiz bir şekilde çıkıyorsa kekiniz pişmiş demektir. Kekiniz pişerken bir tavada sosunuzu hazırlayın. Pudra şekeri ve limon suyunu tavaya ekleyip iyice karıştırın. Pudra şekerinden tortu kalmayana kadar karıştırarak ısıtın. Kaynatmanıza gerek yok.
Kek piştikten sonra hazırladığınız sosu üzerine gezdirip dilediğiniz gibi süsleyin. Ben kek henüz ılıkken üzerine sosu döküyorum. İçine sosu daha güzel çekiyor. İşte mutfakta o harika koku ve kocaman lezzetli bir kek... Afiyet olsun.
![]() |
| pudra şekerli sos |
23 Mayıs 2012 Çarşamba
KOCAMAN RENGARENK DOLUDOLU BİR MASA...
![]() |
| aya köfte |
![]() |
| limonlu kek |
![]() |
| puf böreği |
![]() |
| kıymalı kol böreği |
19 Mayıs 2012 Cumartesi
BÖĞÜRTLEN SOSLU PANNA COTTA
Şarap , peynir , pizza , makarna ,soslar üstüne espresso yanında tiramusu ...Sanırım saymakla bitmez italya lezzetleri .Benimde en çok merak ettiğim ve sevdiğim bir mutfak.Ama bu gün saydıklarımın arasında olmayan PANNA COTTA denedim.Denedim ve bayıldım.Hem yapımı çok kolay hem görünüşü harika ve lezzeti unutulmaz. Panna cotta pişmiş krema anlamına geliyor.Anlamıyla da gayet uyumlu. Kremayı birkaç malzemeyle birleştirip pişiriyorsunuz .İşte o malzemeler..
4 KİŞİLİK
250 gr taze krema ( 2 buçuk kutu )
125 ml süt
100 gr şeker
1 pk vanilya
2 .5 çay kaşığı toz jelatin ( aktarlarda rahatlıkla bulabilirsiniz )
Sos için :
100 gr taze yada donmuş böğürtlen
50 gr pudra şekeri
yada sos yapmakla uğraşmam daha da basit olsun diyenler için dr oetker hazır böğürtlen yada meyve sosu =)
Ben evden gelen istek üzerine ayrıca çikolata sosluda yaptım. Çikolata her şeye yakışıyor .
Tatlının yapılışı :
Önce bir kasede süt ve jelatini iyice karıştırarak bekletiyoruz . Ara ara jelatinin çözünmesi için karıştırabiliriz
Daha sonra Bir tencereye krema , toz şeker ve vanilyayı ekleyip tel çırpıcıyla karıştırarak kaynayana kadar pişirin . Kaynadıktan sonra ocağı kapatın ve içerisine şeker jelatin karışımını ekleyin. Hepsini iyice karıştırdıktan sonra önceden içini ıslattığınız kaplara ( eğer panna cotta ları ters çevirerek ikram edecekseniz kapları kolay çıksın diye ıslatmanız gerekiyor . Direk kaplarda sunacaksanız bu işleme gerek yok ) paylaştırın . Dışarıda ılıdıktan sonra buzdolabında min. 4 saat soğutun.
Sosu hazırlamak için bir tencereye böğürtlenleri ve şekeri ekleyerek karıştırarak pişirin . Daha sonra ister bleanderdan geçirin isterseniz de taneli olarak bırakabilirsiniz.
Hazırladığınız sosu ister tatlınızın üzerine ister yanına ekleyerek servis yapın.
Daha önce bir yazarın panna cotta için sade gözüken şamar gibi inen bir lezzet diye bir cümlesini okumuştum . Gerçekten öyle .. Afiyet olsun .
Not : Kalıptan tatlıyı daha kolay çıkarabilmek için sıcak su dolu bir kaba tabanını kısa bir süre batırabilirsiniz .
4 KİŞİLİK
250 gr taze krema ( 2 buçuk kutu )
125 ml süt
100 gr şeker
1 pk vanilya
2 .5 çay kaşığı toz jelatin ( aktarlarda rahatlıkla bulabilirsiniz )
Sos için :
100 gr taze yada donmuş böğürtlen
50 gr pudra şekeri
yada sos yapmakla uğraşmam daha da basit olsun diyenler için dr oetker hazır böğürtlen yada meyve sosu =)
Ben evden gelen istek üzerine ayrıca çikolata sosluda yaptım. Çikolata her şeye yakışıyor .
Tatlının yapılışı :
Önce bir kasede süt ve jelatini iyice karıştırarak bekletiyoruz . Ara ara jelatinin çözünmesi için karıştırabiliriz
Daha sonra Bir tencereye krema , toz şeker ve vanilyayı ekleyip tel çırpıcıyla karıştırarak kaynayana kadar pişirin . Kaynadıktan sonra ocağı kapatın ve içerisine şeker jelatin karışımını ekleyin. Hepsini iyice karıştırdıktan sonra önceden içini ıslattığınız kaplara ( eğer panna cotta ları ters çevirerek ikram edecekseniz kapları kolay çıksın diye ıslatmanız gerekiyor . Direk kaplarda sunacaksanız bu işleme gerek yok ) paylaştırın . Dışarıda ılıdıktan sonra buzdolabında min. 4 saat soğutun.
Sosu hazırlamak için bir tencereye böğürtlenleri ve şekeri ekleyerek karıştırarak pişirin . Daha sonra ister bleanderdan geçirin isterseniz de taneli olarak bırakabilirsiniz.
Hazırladığınız sosu ister tatlınızın üzerine ister yanına ekleyerek servis yapın.
Daha önce bir yazarın panna cotta için sade gözüken şamar gibi inen bir lezzet diye bir cümlesini okumuştum . Gerçekten öyle .. Afiyet olsun .
Not : Kalıptan tatlıyı daha kolay çıkarabilmek için sıcak su dolu bir kaba tabanını kısa bir süre batırabilirsiniz .
![]() |
| çikolata soslu olanlar |
17 Mayıs 2012 Perşembe
KİŞ ( ISPANAKLI VE SOSİSLİ )
Benim öğrendikten sonra en çok yaptığım tarif kiş. Bizim evde her sofraya uyum sağlayabiliyor. Bazen pazar kahvaltılarında bazen de yanında koca bir salatayla akşam yemeklerinde masada yerini alıyor. Kişin hamuru tariflerde çok az farklılık gösterse de iç malzemesi için oldukça fazla alternatif var.Ama içini hazırladığınız malzemenin tüm tariflerde olduğu gibi uyumu çok önemli. Ben bu kez 12 cmlik küçük tart kalıplarını kullanarak iki çeşit yaptım. Biri ıspanaklı diğeri de sosisli mantarlı. Küçük kalıbınız yoksa 22 cmlik büyük tart kalıbıyla siz de bir tanesini denemekle işe başlayabilirsiniz.
Hamur için malzemeler :
200 gr un
100 gr soğuk margarin
1 yumurta
1 tutam tuz
2 - 3 yemek kaşığı kadar buzlu su
Ben bazen hamura bir tutam haşhaş ekliyorum .
Ispanaklı Harç : Sosisli Harç
250 gr doğranmış ıspanak 3-4 adet büyük sosis
1 orta boy soğan 6-7 adet dilimlenmiş mantar
2 diş sarımsak 2 yemek kaşığı zeytinyağı
2 yemek kaşığı zeytinyağı Tuz ve karabiber
Tuz ve karabiber Rendelenmiş kaşar peyniri
Rendelenmiş kaşar peyniri
Üzeri için beşamel sos : 2 yemek kaşığı unu 2 yemek kaşığı zeytinyağı ile unun kokusu çıkana kadar kavurun. 150 ml sütü yavaş yavaş ekleyerek pürüzsüz krema kıvamında bir sos elde edene kadar pişirin. Tuz ve karabiber ekleyin.
Yapılışı :
Küp şeklinde doğradığınız margarini, elenmiş unu, yumurtayı ve tuzu yağ iyice ufalanana kadar karıştırın. Hamur kırıntılı bir hal alınca soğuk suyu ekleyin ve hamuru top haline getirin. Hamurunuzu streç folyoya sarıp buzdolabınızda en az 1 saat dinlendirin.
Bu sırada iç malzemeyi hazırlayın. Ispanaklı harç için soğanı zeytinyağı ile kavurun, sarımsak ve ıspanakları ekleyin. Tuz ve karabiberle tatlandırarak ıspanaklar suyunu çekinceye kadar pişirin. Aynı şekilde sosis ve mantarları da pişirin.
Hamuru hafif unlanmış tezgahta açın. Hamurun yapışmasını önlemek için üzerine streç folyo koyup açabilirsiniz.Yağladığınız kalıba hamurunuzu yerleştirip kenarlarını düzeltin. Hamurun üzerine çatalla delikler açın ve yağlı kağıt koyup üzerine ağırlık olarak nohut yada fasulye doldurun.
180 C'ye ısıttığınız fırında bu şekilde 15 dakika kadar pişirdikten sonra üzerindeki fasulyeleri alıp 15 dakika daha pişirin. Tartınız dinlendikten sonra içini istediğiniz harc ile doldurup pişirdiğiniz beşamel sosu ve rendelenmiş kaşar peynirini ekleyin. Sos içini çekene kadar fırınınızda 15- 20 dakika daha pişirin. Hepinize afiyet olsun.
Hamur için malzemeler :
200 gr un
100 gr soğuk margarin
1 yumurta
1 tutam tuz
2 - 3 yemek kaşığı kadar buzlu su
Ben bazen hamura bir tutam haşhaş ekliyorum .
Ispanaklı Harç : Sosisli Harç
250 gr doğranmış ıspanak 3-4 adet büyük sosis
1 orta boy soğan 6-7 adet dilimlenmiş mantar
2 diş sarımsak 2 yemek kaşığı zeytinyağı
2 yemek kaşığı zeytinyağı Tuz ve karabiber
Tuz ve karabiber Rendelenmiş kaşar peyniri
Rendelenmiş kaşar peyniri
Üzeri için beşamel sos : 2 yemek kaşığı unu 2 yemek kaşığı zeytinyağı ile unun kokusu çıkana kadar kavurun. 150 ml sütü yavaş yavaş ekleyerek pürüzsüz krema kıvamında bir sos elde edene kadar pişirin. Tuz ve karabiber ekleyin.
Yapılışı :
Küp şeklinde doğradığınız margarini, elenmiş unu, yumurtayı ve tuzu yağ iyice ufalanana kadar karıştırın. Hamur kırıntılı bir hal alınca soğuk suyu ekleyin ve hamuru top haline getirin. Hamurunuzu streç folyoya sarıp buzdolabınızda en az 1 saat dinlendirin.
Bu sırada iç malzemeyi hazırlayın. Ispanaklı harç için soğanı zeytinyağı ile kavurun, sarımsak ve ıspanakları ekleyin. Tuz ve karabiberle tatlandırarak ıspanaklar suyunu çekinceye kadar pişirin. Aynı şekilde sosis ve mantarları da pişirin.
Hamuru hafif unlanmış tezgahta açın. Hamurun yapışmasını önlemek için üzerine streç folyo koyup açabilirsiniz.Yağladığınız kalıba hamurunuzu yerleştirip kenarlarını düzeltin. Hamurun üzerine çatalla delikler açın ve yağlı kağıt koyup üzerine ağırlık olarak nohut yada fasulye doldurun.
180 C'ye ısıttığınız fırında bu şekilde 15 dakika kadar pişirdikten sonra üzerindeki fasulyeleri alıp 15 dakika daha pişirin. Tartınız dinlendikten sonra içini istediğiniz harc ile doldurup pişirdiğiniz beşamel sosu ve rendelenmiş kaşar peynirini ekleyin. Sos içini çekene kadar fırınınızda 15- 20 dakika daha pişirin. Hepinize afiyet olsun.
14 Mayıs 2012 Pazartesi
YAĞ MANTISI
Eh başta baba sonrada eş tarafından kayserili olunca artık bu sayfaya bir mantı lazım diye düşündüm..Hemen ailede bu işin ehli olan halama başvurdum.Sakın korkmayın bu bir kaşığa kırk tane sığma koşulu olan mantılardan değil.Ama bence lezzet sıralamasında birinciliğe aday olanlardan.Yapımı oldukça kolay tek ihtiyacınız olan mayalı bir hamur.Açması da zor değil.Çünkü çok çok ince olması gerekmiyor. Sizlere yapılışını ayrıntılı olarak fotoğrafladım.Akşama bir ziyafet çekip mantı yaptım diye havanızı da atabilirsiniz.
Bu arada bu mantının birde hikayesi var. Eskiden Kayseri de damat kayınvalidesinin evine ilk kez geldiğinde bu mantı yapılırmış. O yüzden adıda damat mantısı olarak ta söylenirmiş. Düşünün artık ne kadar lezzetli.
Hamur için malzemeler :
4 adet orta büyüklükte su bardağıyla un
1 tutam tuz
1 paket kuru maya
hamuru yoğurmak için ılık su
İç malzemesi:
250 gr kıyma
1 adet orta boy soğan
tuz ve karabiber
Sos için:
1 kaşık salça
zeytinyağı ve az miktarda su
Önce hamurumuzu yoğurup kulak memesi yumuşaklığında bir hamur elde ediyoruz.Daha sonra hamurumuzun üstünü sıkıca örterek -bir sofra beziyle kabı sarada bilirsiniz - hamuru mayalandırıyoruz . 30-45 dak aralığında hamurumuz yaklaşık iki katı kadar büyümüş oluyor
Hamur mayalanırken iç malzemesini hazırlayın .Soğanı rendeleyin tuz karabiber ve kıymayla karıştırın.
Mayalanan hamuru unlu tezgahta açın .İnce yada çok düzgün olmasına gerek yok.Açtığınız hamurdan şeritler keserek kare parçalar elde edin ve bohça şeklinde kapatın.
Mantıları bol kızgın yağda altın sarısı oluncaya dek kızartın .Sarımsaklı yoğurt ve salça sosuyla ikram edin.Üzerine sumakta çok yakışıyor.
Bu arada bu mantının birde hikayesi var. Eskiden Kayseri de damat kayınvalidesinin evine ilk kez geldiğinde bu mantı yapılırmış. O yüzden adıda damat mantısı olarak ta söylenirmiş. Düşünün artık ne kadar lezzetli.
Hamur için malzemeler :
4 adet orta büyüklükte su bardağıyla un
1 tutam tuz
1 paket kuru maya
hamuru yoğurmak için ılık su
İç malzemesi:
250 gr kıyma
1 adet orta boy soğan
tuz ve karabiber
Sos için:
1 kaşık salça
zeytinyağı ve az miktarda su
Hamur mayalanırken iç malzemesini hazırlayın .Soğanı rendeleyin tuz karabiber ve kıymayla karıştırın.
Mayalanan hamuru unlu tezgahta açın .İnce yada çok düzgün olmasına gerek yok.Açtığınız hamurdan şeritler keserek kare parçalar elde edin ve bohça şeklinde kapatın.
Mantıları bol kızgın yağda altın sarısı oluncaya dek kızartın .Sarımsaklı yoğurt ve salça sosuyla ikram edin.Üzerine sumakta çok yakışıyor.
13 Mayıs 2012 Pazar
ANNELER GÜNÜ.. =)
Herkese merhaba.. bugün çok özel bir gün ..Hayatımızdaki en önemli insan annemiz..Her zaman anlayış gösteren ,hangi yaşta olursak olalım bizim için hep endişelenen, bizimle sevinip bizimle üzülen ,her zaman koşulsuz karşılıksız ve sınırsızca bizi seven kadın..Benim için en önemlisi sırtımı düşünmeden yaslayabileceğim tek insan..
Kız çocukları hep babaya daha düşkündür..Babalarımız hep harika hep kusursuzdur bizim için. Biraz büyüyünce iyice çatışılır anneyle.Artık iki kadın vardır evde .Biri büyüdüm özgürüm havalarında , biri koruyup kollamaya çalışan başa çıkamayınca da babanla görüşürsün o zaman diye çileden çıkan =)..Sonra evden ayrılma zamanı gelir.Artık en iyi dostundur annen ..Her sabah arayıp ne yapıyorsun diye sorduğun ,zaman zaman karşılıklı kocalarından dert yandığın , arkadaşlarınla buluşabilmek için kısa kestiğin kahvaltıların yerini uzuunnn sohbetlerin aldığı vazgeçilmez tek sığınağın sırdaşın oluverir annen..
Şimdi bende anneyim ..Anne olunca anlarsın'nın ne demek olduğunu çok iyi öğrendim.Senin değerini binlerce kez tekrar tekrar anladım .SENİ SEVİYORUM VE MÜMKÜNSE HEP YANIMDA OLMANI İSTİYORUM..ANNELERİMİZİN ANNELER GÜNÜ KUTLU OLSUN...
Kız çocukları hep babaya daha düşkündür..Babalarımız hep harika hep kusursuzdur bizim için. Biraz büyüyünce iyice çatışılır anneyle.Artık iki kadın vardır evde .Biri büyüdüm özgürüm havalarında , biri koruyup kollamaya çalışan başa çıkamayınca da babanla görüşürsün o zaman diye çileden çıkan =)..Sonra evden ayrılma zamanı gelir.Artık en iyi dostundur annen ..Her sabah arayıp ne yapıyorsun diye sorduğun ,zaman zaman karşılıklı kocalarından dert yandığın , arkadaşlarınla buluşabilmek için kısa kestiğin kahvaltıların yerini uzuunnn sohbetlerin aldığı vazgeçilmez tek sığınağın sırdaşın oluverir annen..
Şimdi bende anneyim ..Anne olunca anlarsın'nın ne demek olduğunu çok iyi öğrendim.Senin değerini binlerce kez tekrar tekrar anladım .SENİ SEVİYORUM VE MÜMKÜNSE HEP YANIMDA OLMANI İSTİYORUM..ANNELERİMİZİN ANNELER GÜNÜ KUTLU OLSUN...
10 Mayıs 2012 Perşembe
ÇİLEKLİ KOLAY PASTA
Şimdi tam çilek zamanı.Bende bu aralar üst üste çilekli tarifler deniyorum.Hazır yaza yaklaşırken hafif bir şeyler yemek dikkat etmek lazım.. İşte bu pastada hem kolay hem lezzetli hemde hafif.. Malzemelerdeki krem şantiyi görüp te neresi hafif bunun demeyin..Ben elimden geleni yaptım ve tarifi light kremşanti ve 0.1 yağ içeren light sütle yaptım..altındaki incecik kekte kaçamak olsun =)
Malzemeler:
1 kat hazır pasta tabanı ( ben kakaolu kullandım )
1 paket çilekli jöle
2 paket krem şanti (arzuya göre lıght )
krem şantiyi hazırlamak için süt ( sütü de lıgt kullandım )
500 gr çilek
Yapılışı :
Öncelikle tarifte gerek görmese de ben risk almamak için kalıbın kenarlarını yumuşak bir margarinle yağlayıp yağlı kağıtla kapladım.Daha sonra kekinizi içine yerleştirin. Kekin etrafına uzunlamasına 2 ye kestiğiniz çilekleri sıralayın.
İkinci aşama olarak krem şantiyi ve çilekli jöleyi tariflerine uygun olarak hazırlayın .
10 adet çileği iyice rondadan geçirin.
krem şanti çilek ve jöleyi karıştırın ve kekinizin üzerine dökün
Buzdolabında 1 gece bekletip üzerini dilediğiniz gibi süsleyip servis yapabilirsiniz.
Malzemeler:
1 kat hazır pasta tabanı ( ben kakaolu kullandım )
1 paket çilekli jöle
2 paket krem şanti (arzuya göre lıght )
krem şantiyi hazırlamak için süt ( sütü de lıgt kullandım )
500 gr çilek
Yapılışı :
Öncelikle tarifte gerek görmese de ben risk almamak için kalıbın kenarlarını yumuşak bir margarinle yağlayıp yağlı kağıtla kapladım.Daha sonra kekinizi içine yerleştirin. Kekin etrafına uzunlamasına 2 ye kestiğiniz çilekleri sıralayın.
İkinci aşama olarak krem şantiyi ve çilekli jöleyi tariflerine uygun olarak hazırlayın .
10 adet çileği iyice rondadan geçirin.
krem şanti çilek ve jöleyi karıştırın ve kekinizin üzerine dökün
Buzdolabında 1 gece bekletip üzerini dilediğiniz gibi süsleyip servis yapabilirsiniz.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


















































