MERHABA..

Hepinize merhaba...Ben bir mutfak aşığıyım. Mutluyken ,hüzünlüyken ,huzurluyken ,sıkılmışken ,genelde gece uyku tutmamışken mutfakta ya bir şeyler yaparken bulurum kendimi yada maalesef yaptıklarımı yerken...Çocukluğumdan beri gelen bu aşkı, merakı ,öğrendiklerimi sizlerle paylaşmaya sizin paylaşacağınız fikirlerle tariflerle yeni mutfak maceraları yaşamaya karar verdim .Sizler sayfama bende aranıza hoş geldik ...


6 Ağustos 2013 Salı

SELIMIYEDEYIM :)




Otel selimiye mavisi
Merhaba arkadaşlar, bu sene havadaki tüm leylekleri görüp hayatımdaki en uzun ve mekan değiştirmeli tatilini yapıyorum. Çeşme, Kuşadası ve Akyaka tatillerinden sonra azcık daha uzatsak mı derken Selimiye de bulduk kendimizi Bende tatil yazılarına sondan başa doğru giderek Selimiye ile başlıyorum.
Selimiye

 Selimiye küçük , sakin,  şirin bir balıkçı köyü.Son on yıl içinde tatilciler tarafından keşfedilen köy son birkaç yılda ciddi bir akına uğramış. Denizi tamamen kapalı bir koy âdeta gölü anımsatıyor. Dolayısıyla akıntısı çok olmadığı için koyun son kısımlarına doğru deniz aman aman güzel değil. Selimlye de en güzel denize girilebilecek otelin Beyaz Güvercin olduğunu söylüyorlar. Koyun başlangıcında olması da bu ihtimali güçlendiriyor.
Admiral Otel sahil
Ben Admiral Otelde konaklıyorum Koyun en sonunda deniz kirli diyemem ama zemindeki topraktan mı akıntıdan mı bilinmez biraz gri bir görüntüsü var. Otel buradaki diğer otellere göre geniş ve ferah fakat biraz eski. Seneye ciddi bir tadilat yapacaklarını söylüyorlar.Otel sahipleri son derece ilgili ve sıcak Buradaki tüm Oteller oda kahvaltı olarak hizmet veriyorlar.
Gelelim yemeklere... Selimiye nin en çok isim yapmış restoranı Sardunya Balık Restoranı. Gitmeden bir kaç gün önce rezervasyon yaptırmanız öneririm. Oldukça kalabalık. İskeleleri yemek yiyebilmek için bir kaç gün önceden rezervasyon yaptırıyorsunuz ama iskeleye teknelerden denizi görebilmeniz pek mümkün değil. Ancak yemeklerine diyecek yok. Ahtapot ızgarası,  kalamarı , akya şişi ve çiçek dolması enfes. Ahtapot ızgara ve kalmasın porsiyonları o kadar büyük ki hem gözünüzü hemde karnınızı duyuruyor.
Sardunya restoran (o kadar karanlık ki resim çekmek çok zor)

İkinci sırada Badem Mantı var. Son derece şirin bir mekan,  bayağı da meşhur. Ispanaklı,  peynirli , bildiğimiz klasik etli mantı ve çıtır mantı var. Tatlısız olmaz diyenler içinde çikolatalı mantı var. Yaprak sarmasının çok lezzetli olduğunu söylediler ama bana bir tabağa süslü süslü dizilmiş on adet sarmaya 15 ytl vermek pek mantıklı gelmedi.
Kıymalı çıtır mantı

Çikolatalı mantı

Size diğer tavsiye edeceğim yer ise Falcon restoran. Kebapları ve pidesi gerçekten enfes . Öyle ki kendi pidemi afiyetle yiyip sonrada eşimin sac kavurmasına musallat oldum.
Şimdilik Selimiye den bu kadar.  Birazdan tekne turuna çıkıyorum. Bakalım doğanın hangi güzellikleri bekliyor bizi.  Hepinize sevgiler...

26 Temmuz 2013 Cuma

FIRINLANMIŞ FASULYE KAVURMASI


 Selam ramazan ayının bu sıcak günlerinde farklı menüler hazırlamak biraz zor olsa gerek. Kış olsa şöyle sıcacık bir çorba ile içimiz ısınacak otururuz sofraya. Bu durum için size önerim geçen sene yayınladığım soğuk çorba tarifi olacaktır. Sıcaklar için birebir bence. Tarife ulaşmak isteyenler için BURAYA TIK TIK.
Gelelim bugünkü başlığımıza. Fasulye kavurması tam olarak hangi yöreye ait bilemiyorum Belki bu konuda siz beni aydınlatısınız. Fasulye turşusu kavurması Karadeniz e ait diye biliyorum sadece. Ama hiç tatmak kısmet olmadı.
 Ben bu tarifi annemden öğrendim.Annem bazen çay saatleri için bile yapar bu tarifi. Hatta çokta iyi gider yanında çayla .E birde ramazan pidesi eklenince gayet güzel olur diye düşünüp bende sizlerle paylaşmak istedim.
Malzemeleri:
1 kg taze fasulye
4 adet orta boy soğan
5 yumurta
1 dolu çorba kaşığı biber salçası
soğanı kavurmak için göz kararı zeytinyağı
Tuz ve karabiber

Fasulyeleri ayıklayıp hazırladıktan sonra ,üzerini geçecek kadar su ekleyip haşlayın. Fasulyeler iyice haşlansın fakat kavururken ezilecek kıvama da gelmeden alıp soğuk suyla şoklayın. Başka bir tencerede ay şeklinde doğradığınız soğanları zeytinyağı ile iyice kavurun. Daha sonra biber salçası tuz ve karabiberi ekleyin Üzerine fasulyeleri de ekleyerek bir kaç kez alt üst edin. Yumurtaların üç tanesini bir kapta çırpın ve fasulyelerin üzerine ekleyip yumurtalar pişene kadar iyice kavurun.
 Aslında tarif bu noktada sonlandırılabilir. Ama bence fırına giren her yemek biraz daha lezzetli,  servis ve sunum açısından da daha şık oluyor. Şimdi fasulyeleri bir borcama yada fırına girebilecek bir kaba alın. Sofraya oturmaktan 15 dakika önce üzerine kalan iki yumurtayı çırpıp ekleyin ve 200 derecede ısıtılmış fırına verin.  Gerçekten ortaya çıkan lezzet bayılacaksınız. Uzun uzun yazdığım bakmayın öyle yapılması hiç zor bir tarif değil. Deneyenlerin ellerine sağlık. Tekrar hayırlı ramazanlar. 


18 Temmuz 2013 Perşembe

Pakmaya sosyal medyada hanımların çok yakınında.

Bazen aklınıza bir soru takılıverir, bilen kimse bulamazsınız.
Bazen yeni bir tarif ararsınız, istediğiniz gibisine rastlayamazsınız.
Sizinle aynı zevkleri paylaşan hanımlarla iletişimde olmak, ortak ilgi alanlarında buluşmak gibisi var mı?
Unutmayın, Pakmaya hep yanınızda!
Pakmaya sosyal ağları günün 24 saati, yılın 365 günü tazelenerek, güncellenerek her zaman elinizin altında, yanı başınızda.
Kısacası siz neredeyseniz biz de orada!

Tarifler, Pratik Mutfak, Pakmaya ürünleri, anket ve yarışmalarıyla:
mutfaginyildizi.com

Her gün birbirinden güzel tarifler, paylaşımlar ve 120.000'i aşkın beğeneniyle:
facebook/mutfaginyildizi

Kolay, anlaşılır, iyi sonuç veren uygulamalı tarif videolarıyla:
youtube/user/mutfaginyildizi

Ortak zevkleri paylaşan sizin gibi meraklıların katkılarıyla:
pinterest/mutfaginyildizi

Cıvıl cıvıl, dinamik, güncel ipuçları, önerileriyle:
twitter/mutfaginyildizi

Kurumsal bilgiler, Pakmaya’dan en yeni haberler ve ürünlerle:
pakmaya.com.tr

İnanın bu adresler çok işinize yarayacak.
Bize yazın, sorun, isteyin, katkı yapın. Daha iyisi için size her zaman açığız!
İletişimi hep sürdürelim...

Bir bumads advertorial içeriğidir.

9 Temmuz 2013 Salı

KIYMALI PEYNİRLİ RULO POĞAÇA VE HOŞ GELDİN RAMAZAN

 
Rulo poğaça
Merhabalar önce hepinize sağlıklı  huzurlu,  bereket dolu,  sevdiklerinizle mutlu iftarlar yapacağınız bir Ramazan ayı diliyorum . Bu uzun ve sıcak yaz günlerinde oruç tutacak olanlara da kolaylıklar diliyorum. Özellikleri su kaybına dikkat etme lazım. Birde mümkün olduğunca sıcaktan korunmak.
  Ben bu gün sizlere hem iftarda çayın yanında hemde sahurda severek yiyebileceğiniz bir poğaça tarifi vereceğim. Şekil itibariyle çok güzel dilimlediğinizde çok hoş görünüyor, hemde dilediğiniz kadar kesip geri kalanını kaldırabilirsiniz. Ayrıca üç gün kadarda hamuru ilk günkü tazeliğini koruyor.
İster Kıymalı ister peynirli yapacağınız bu poğaçadan vereceğim ölçümleri fotoğraftaki gibi dört adet rulonuz oluyor. Ben ikisini peynirli,  ikisini Kıymalı yaptım. Dilerseniz patatesli Kaşarlı bir harçta yakışacaktır. Buyrun tarife
Malzemeler: 
125 gr margarin
1 çsu bardağı sıvı yağ
1 su bardağı yoğurt
1 tatlı kaşığı tuz
1 paket kabartma tozu
Aldığı kadar un ( kulak memesi yumuşaklığında elastik bir hamur olacak )
İç harcı için : 
150 gr kıyma
2-3 adet soğan
yarım demet maydanoz
200 gr az yağlı beyaz peynir (çok eriyen bir peynir olmasın )
Yarım demet maydanoz

  Tüm malzemeleri karıştırarak hamurunu yoğurun ve dinlenmeye bırakın. Bu sırada Soğanları küçük külleri halinde olayın ve sıvı yağda kavurun. Daha sonra kıyasıya ekleyin iyice kavurduktan sonra baska bir tabağa alın ki çabuk sorusuna. Bu arada maydanozları da kıyın ve hem Kıymalı harca hemde peynire ekleyerek peynirli harcınızı da hazırlayın.Size bir tavsiye Kıymalı harcınızı da iyice soğuduktan sonra maydanozlarıda ekleyin ki maydanozların rengi kararların.
  Hamurunu dört parçaya bölün ve elinizle yaklaşık yarım parmak kalınlığında açın ve içine dilediğiniz harcı ekleyip tek bir kat rulo yapın.  Başka bir dille harcı açtığınız hamurun tam ortasında koyun ve iki tarafını kutlayarak kat izi altta kalacak şekilde fırın tepsisine yerleştirin. Üzerine yumurta sarısı sürerek fırını 180 dereceye ayarlayıp fırın soğukkanlı verin. Fırını soğuk olması önemli. İyice kabarık kızardıktan sonra altında piştiğinden emin olup fırından çıkartın ve soğumaya bırakın.
Bu piyasanın güzel yanı hem çok kolay dilimleniyor hemde yumuşak güzel bir hamuru var eeee tabi birde lezzeti.  Deneyimlerini eline sağlık. Yiyenlere afiyet olsun.  Sevgiyle hoşgörüyle tekrar hayırlı ramazanlar.

7 Temmuz 2013 Pazar

KÜLLÜ KURABİYE

Küllü kurabiye
Herkese Çeşme'den selamlar. Çok şükür uzun koşturmalardan sonra tatile Kavuştuk, Ogluşum acil apandisit ameliyatı oldu, Üzerine ben rahatsızlandı derken, tatilde yazılarda epey bir sarktı.
 İki gün önce karşı komşumuzdan ağızda dağılan enfes bir kurabiye geldi.Eh kurabiye beğenilip kapışılınca bende tabiki hemen tarifin peşine düştüm. Bu günde hemen tarif yapılıp aynı beğeniyi alınca sizlerle paylaşmak istedim.  Buyrun malzemeler
1 paket eritilmiş margarin
1 cay bardağı sıvı yağ
1 adet yumurta
1 paket kabartma tozu
Alabildiği kadar un
Üzerine için :
1 su bardağı pudra şekeri
3 çorba kaşığı kakao

Margarin eritip soğumaya için bekletin,Bu arada bir kapta yumurta zeytinyağını karıştırın.Soğumuş margarini , kabartma tozunu ve unuda ekleyerek kulak memesi kıvamında bir hamur yoğurun. Aaaa unutmadan ben bir yemek kaşığı kadarda çekilmiş fındık ekledim.170 derecede yaklaşık 15 dakika pembeleşinceye kadar pişirin. Daha sonra derin bir kasede pudra şekeri ve kakaolu karıştırın. İşte size bir sorun bu karışımından aynı zamanda nesquik  elde etmiş oldunuz. Olurda evdeki canavarlar olmadığı bir anda tutturursa aklınızda bulunsun. Dönelim kurabiyemize fırından çıkardıktan sonra azıcık soğumasını bekleyin. Ama tamamen soğumasınlar ve kasedeki kakaolu karışıma bulayın.  İşte hazırlar. Emin olun çok beğenilecekler.  Afiyet olsun.  Tekrar görüşmek üzere.

16 Nisan 2013 Salı

PORTAKALLI ŞEKERPARE


portakallı şekerpare


  E biraz geç kaldım biliyorum portakallı bu tarif için . Epeydir yazmak istediğim bir tarif aslında portakallı şekerpare. Uzun zaman önce Oktay ustanın programından almıştım tarifi. Denediğimde de çok beğendim . Aslında pek şerbetli tatlılar sevmesem de , portakallı şekerpareyi çok sevdim . Ağzınızda dağılan oldukça hafif bir tadı oluyor. Birde küçük küçük yaptınız mı hopp tek atımlık şekerpareler...=)
  Ehh marketlerde halen portakal varken sizde bir an önce deneyin diye lafı çok uzatmadan tarifi vereyim hemen
Malzemeler :
3 yumurta ( 1 tanesinin sarısını üzeri için ayırın )
1 paket yumuşamış margarin
1/2 çay bardağı sıvı yağ
1/2 çay bardağı pudra şekeri
1/2 çay bardağı irmik
1 paket kabartma tozu
1 paket vanilya

Şerbet için :
3,5 su bardağı su
4 su bardağı şeker
1 adet portakalın suyu

Üzeri için : portakal kabuğu rendesi , hindistan cevizi ve ayırdığınız yumurta sarısı

Bir yumurtanın sarısını ayırdıktan sonra diğer tüm malzemelerinizle hamurunuzu yoğurun. Yumuşak fakat elinize yapışmayan bir hamurunuz olacak. Ceviz büyüklüğünde parçalar kopartarak yuvarlayın ve tepsinize yada borcama aralıklı olarak dizin. Bu arada şerbetinizi kaynatın.
Şekerparelerinizin üzerine yumurta sarısı sürerek portakal kabuğu ve hindistan ceviziyle süsleyin . Önceden ısıttığınız 170 derecelik fırında kızarıncaya kadar pişirin.
Fırından çıkarttıktan sonra ılık şerbeti üzerine gezdirin ve iyice çekmesini bekleyin .
Mutfağınıza miss gibi bir portakal kokusu yayılacak . Soğuduktan ve şerbetini iyice çektikten sonra portakal kokusundan sonra damağınızı bu tatla buluşturmanın vakti geldi . Afiyet olsun .



15 Nisan 2013 Pazartesi

RUŞEYMLİ KURABİYE ( ETİ BURÇAK TADINDA )


 Övünmek gibi olmasın hem çok marifetli , hemde çok tatlı komşularım var. Onların sayesinde evimi her geçen gün dahada sevdiğimi sık sık söylüyorum zaten . Bu tatlı insanlardan birtaneside çoook sevdiğim Ömürcüğüm =) . Geceleri ekmek pişiren,yeni tarifler deneyen Ömür en son ruşeymli kurabiyesiyle haftaya damgasını vurdu . Benimde klasikler arasına girecek bir kurabiye tarifim oldu.Bu tarifin en güzel özellüği tadının ve kıvamın tam burçak bisküvüsü tadında olması. Aynı zamanda ruşeym tabiki epeyde faydalı bir şey . Eeee peki nedir ruşeym diyenler için .

Buğdayın işlenerek una dönüştürülmesi sürecinde özel ayrıştırma işlemleri sonucunda 1 tonundan sadece 1 kilogram elde edilen ve E vitamini bakımından zengin olduğu belirtilen ”ruşeym” (wheat germ) Buğdayın özü demek. Bu bilinen Buğday taneciğinin en tepesindeki cücüktür. Buğdayın iç bölümünden oluşur. Tepesindeki o küçücük hayat kaynağı, Bitki oluşmasını sağlayan rüşeym’dir.
Buğday ruşeymi, tanenin filizlendiği bölgedir. Muhteviyatında yüksek miktarda A,E ve B1 vitamini, lesitin, esansiyel yağ asitleri ve proteinler ile minerallerden çinko, manganez ve krom bulunmaktadır.Aktarlarda kolaylıkla bulabilirsiniz . Ayrıca ekmeklerde , yoğurda karıştırarak yada salataların üzerine serperek kullanabilirsiniz.

İşte böyle bu faydalı , sağlıklı aynı zamanda lezzetli kurabiyenin tarifi de şöyle =)
Malzemeler :
90 gr tereyağı - oda sıcaklığında -
100 gr esmer şeker
1 yumurta
20 gr rendelenmiş hindistan cevizi
25 gr ruşeym
200 gr tam buğday unu
1 tatlı kaşığı kabartma tozu

Fırını 180 dereceye ayarlayın.tereyağı ve şekeri mikserle çırptıktan sonra yumurtayı ekleyin ve çırpmaya devam edin. Daha sonra karışıma diğer kuru malzemeleri ekleyin ve yoğurun. Hamurdan tatlı kaşığı büyüklüğünden parçalar kopartarak yuvarlayın ve yağlı kağıt serili tepsinize dizin. Çatalla üzerine bastırarak yassılaştırın. 12 dakika kadar kızarıncaya dek pişirin ve ızgara teli üzerinde soğutun . Dilerseniz kavanozlarda uzun süre kurabiyelerinizi saklayabilirsiniz. Afiyet, bal, şeker , sağlık olsun .



12 Nisan 2013 Cuma

MİLFÖYDE SUCUKLU YUMURTA

  Pazar kahvaltılarını çok severim . Özellikle kalabalık sofralarda , sevdiğim insanlar yanımdaysa. Bizim evde kahvaltı hazırlamak hem kolay hem zor diyebilirim . Çünkü eşim için kahvaltının vazgeçilmezleri olan kahvaltılıkların maalesef bir anlamı yok . Peynir ve zeytin yemiyor . Onun için mutlaka sıcak bir kahvaltı , börek , çörek , sucuk yada bir tatlı olmalı. Bende her seferinde bir şeyler uydurmaya devam ediyorum . Bir sabah mutfaktan ' Beyler sucuklu yumurtanızı nasıl alırdınız ?' diye sorduktan sonra aklıma dolapta acil yardım için bekleyen milföy hamurları geldi . Ve sucuklu yumurtalar milföy hamuruyla birleşti. Hem çok kolay oldu hemde epey lezzetli .
   Her zaman 1o dakikada hazırlayabileceğiniz bu sucuklu yumurtalar görselliğiyle de oldukça göz dolduruyor . İhtiyacınız olan sadece kaç tane yapmak istiyorsanız o kadar milföy hamuru yaprağı , sucuk , salam yada ne tercih ederseniz , yumurta tuz ve karabiber .
   Milföy yapraklarını hafif elinizle incelttikten sonra kenarlarından içe doğru 1 er cm katlayın . Orta kısmını çatalla bir kaç yerinden delin ki kabarmasın. sucuklarınızı dizip . Üzerine çırptığınız yumurtayı taşırmamaya özen göstererek bir kaşık yardımıyla ekleyin . tuz ve karabiberle tatlandırın . 200 derece fırında kızarana kadar pişirin. Her zaman mutlu ,kalabalık pazar kahvaltılarınız olsun ve o günlerin kıymetini çok iyi bilin . Sevgiler...

10 Nisan 2013 Çarşamba

BAHAR SOFRALARI İÇİN KURU MEYVELİ MAŞ FASULYESİ SALATASI



Yaşasın baharın tazeliği en sonunda  soframızla buluştu . Artık torbalar dolusu yeşillikler alabiliyorum . Hem gözüm doyuyor hemde yedikten sonra hiç bir pişmanlık duymuyorum . Özellikle salataları ızgara sebzelerle , etle ama bu aralar en favorisi baklagillerle buluşturunca çok güzel tatlar çıkıyor ortaya . Hemde ana yemek kadar doyurucu olabiliyor. İşte maş fasulyesi de bunlardan biri . Hemde oldukça beğeni kazandı . Bu minik yeşil arkadaşlar çokta kolay haşlanıyorlar. Hemde boylarına bakmadan bir sürüde faydaları var . Çeşitli internet sitelerinden okuduğuma göre maş fasulyesi ,bağırsak düzenleyici ve şeker düşürücü etkisi var .
Şeker hastaları için gerekli olan B vitaminlerini içermekte. Maş fasulyesinin içeriğinde bol protein ve lif bulunduğu ve  hücre yenileyici özelliği de olduğu yazıyordu.Güneydoğu Anadolu mutfağında çok kullanılan, ufak, yeşil bir fasulye türü.
Maş fasulyesi ile piyaz ve çorba yapabilir, pilavlara ekleyebilir ve filizlendirebilirsiniz.
Süpermarketlerde, 500 gramlık paketlerde, organik ürün stantlarında satılmaktadır. Ayrıca aktarlardan da temin edilebilmektedir. Maş fasulyesinin mercimek gibi pişirilerek,içine piyaz garnitürü, yeşil soğan, maydanoz, salatalık, zeytinyağı, koruk ekşisi ekleyerek te servis edebilirsiniz.
Benim bu ara ikinci takıntımda salatalara kuru meyveler eklemek . Kayısı kurusu  ve kuru incir ve yaban mersini favorim . İnanın çok çok güzel oluyor .
Ehh salanın tarifini verdim sayılır aslında . Ama yinede anlatayım .
1 su bardağı maş fasulyesini haşlayın . ( diğer baklagillere göre çok daha kısa sürede haşlanıyor )
Daha sonra süzgece dökerek soğuk suyla şoklayıp yeşilliklerinizi hazırlayın . Artık ne seviyorsanız evinizde ne varsa . Ben bolca kıvırcık , kuzu kulağı , taze nane , az dere otu ve 4-5 tane taze soğan kullandım . Daha sonra gün kurusu kayısılarınız ( 2-3 adet yeterli ) , yaban mersini minik minik doğrayın . Ben az bişeyde kuru üzüm ekledim . Tüm malzemelerinizi karıştırıp nar ekşisi , zeytinyağı , limon ve tuzla tatlandırın . Bence günün her öğününde keyifle tüketebilirsiniz . Hatta fasulyeleriniz haşlanmış olarak bir kaç gün dolapta da bekleyebilir . Afiyet olsun . =)=) mutlu baharlarrrr....

13 Şubat 2013 Çarşamba

SEVGİLİLER GÜNÜ İÇİN ŞİRİN BİR MEKAN

  Eh meşhur sevgililer günü geldi kapıya dayandı . Kimileri hummalı bir çalışma içinde kimileri amann sevgiye her zaman değer verilmeli eskiden sevgililer günü mü varmış modunda . Ben bundan önceki senelerde daha bir hevesliydim sevgililer günü için. Eşim bir program yapmadığında az kıyametler koparmadım . Ama nedense bu sene pek bir hevesim yok , hala hediye almadım . Özel bir planım yok . Ama en azından başbaşa bir yemek yenilmeli taraftarı olsamda Dukan amca bu isteğimi de bir kırıyor . Akşam restorana gidip ızgara et ve yağsız yoğurt siparişi vermek düşüncesi , bir kadeh şarap yerine su yada bol limonlu soda tercihi içimi karartıyor.
 
Ama eğer sizler Ankara' da yaşıyorsanız şirin mi şirin , küçük çok zevkli döşenmiş her türlü yemek alternatifinin dışında balık ve karadeniz mutfağı seçenekleri içeren bir mekan önereceğim sizlere . Upi's Cafe ... Upi's Cafe çayyolun da Uludağ restoranı geçtikten sonraki tekno parkın içinde .

rezervasyondan önce özenle hazırlanan masalar

mezeler balıklar laz böreği bile var
Sizler beğenirmisiniz bilmem ama ben mekanı çok sevdim . Mutfağı tertemiz . İçeride tatlı bir teyze gülümseyerek tabaklar hazırlıyor . Kafanızı uzattığınızda sizi hemen buyrun buyrun diye mutfağa davet ediyor. Balık çeşitleri mevcut . Ayrıca haftanın üç günü canlı müzik var . Sevgililer gününde illaki var . Sigarasız maalesef yapamıyorum diyenler için sigaralı güzel bir bölümüde var .

Eğer sevgililer gününde gidemedim derseniz yaz içinde çok güzel bir alternatif . Parkın içine kurulmuş masalarda keyifli kahvaltılar yapabilirsiniz. Ayrıca bazı günler hamsi geceleri yapılıyor. İşte merak edenler için adres ve telefon .
Prof.Dr.Ahmet Taner Kışlalı Mahallesi alacaatlı caddesi çayyolu, 06680 Ankara
 0536 337 0808 
NOT : fiyatları yakınlarındaki mekanlara göre  oldukça uygun .
hER ZAMAN YANINIZDA SEVDİKLERİNİZLE SEVGİYLE KALIN . MUTLU SEVGİLİLER GÜNLERİ =)

11 Şubat 2013 Pazartesi

DUKANDA İLK SAATLER...


 Evvet dene tarifleri , tadına bak beğen fotoğrafla , yaz , yazarken tekrar mideye götür iyiydi . Bu gün itibariyle bitti o güzelim günler .Bir süre sizinle daha önceden tadına bakabildiklerim , zaman zamanda Dukan amca izin verirse tadabileceklerimi , yada başkaları yerken ağzımın suyu akan tarifleri paylaşacağım . Bu sefer işi yumurta kapıya gelmeden ve daha net bir sonuçla halledeyim dedim . Umarım başarılı olurum . Zaten çok yapılmayacak gibi gelmiyor ama ilk dört gün zor geçebilir. Bir çoğunuzun bildiği gibi Dukan diyeti son derece popüler ve daha çok saf protein ( yumurta et süt balık tavuk ) yemek üzerine kurulu bir diyet . Yiyecekler sevilmeyecek şeyler değil . Fakat bugün anladım ki hiç bir şeysiz özellikle salatasız et tüketmek yamyamlıktan başka bir şey değil dahası keyifli değil . Ama artık yapacak bir şey yok bu zamana kadar yaptığım keyiflere sayacağız .
 Dukan diyeti 4 evreden oluşuyor . İlk evre atak evresi . Sadece saf protein yiyebiliyorsunuz . Süresi 1- 7 gün arasında değişiyor . Bunu vermek istediğiniz kiloya göre ayarlıyorsunuz . Hatta dukan amcam onuda düşünmüş internet sitesinden 10 - 15 soruluk bir testle evre evre kaç gün diyeti sürmeniz gerektiğini gösteren bir program çiziyor . Hemde ücretsiz . Ulaşmak isteyenler tıktık .
  İkinci evre Seyir Dönemi sebzeleri de ekleyerek protein tüketmeye devam ediyorsunuz . İşler daha kolaylaşıyor ama süre biraz uzun .
Üçüncü evre Güçlendirme . bir çeşit lale devri gibi ekmek , meyve , ve nişastalı yiyeceklerde giriyor devreye
  Dördüncü evre .Aslında ömür boyu devam edebileceğiniz bir evre bazı kurallara uyarak ve haftada bir gün sadece saf protein diyeti yaparak ( atak evresinde olduğu gibi ) verdiklerinizi almadan hayatınıza devam ediyorsunuz .
  İşte böyle ben şu ana kadar Dukanla ilgili kötü bir yorum yada haber duymadım . Umarım şansımda irademde iyi giderde sonuç başarılı olur . Şans dileyin =)

3 Şubat 2013 Pazar

CEVİZLİ ÇİKOLATALI BAR VE MUTLU HAFTA SONU

çikolatalı cevizli bar 


    Mutlu pazarlar... Bn çok şükür bu hafta sonuna mutlu başladım . Kaan ' nın ateşi düştü . Kendine geldi . Antibiyotik işe yaradı ve iğneden kurtulduk çok şükür . İğne aslında kesin ve etkili çözüm olsa da Kaanın tüm psikolojisini alt üst üst ettiği için en az onun kadar bende nefret ediyor ve korkuyorum . Ama artık ne mikroplarla ne virüslerle başa çıkılıyor . Ne gripler grip gibi,  ne enfeksiyonlar. Umarım yılın bol hastalıklı ve problemli geçen ilk ayından sonra geri kalanı güzel geçer .

komşularım
    Bu hafta sonu gerçekten de güzel ve hareketliydi . Yaklaşık on gündür elimde ateş ölçerle yaşadıktan sonra , canım komşum Ömürün doğum gününü küçük bir partiyle kutlamak çok iyi geldi . Hepimiz bir şeyler hazırlayıp beş arkadaş ufak ama sıcacık bir parti yaptık . Onların sayesinde sitemi de ,evimi de daha çok sevmeye başladım . İyiki varlar =) . Bende parti için Cevizli Çikolatalı Bar ve Kısır yaptım . Cevizli Çikolatalı oldukça yüksek beğeni aldı . Bu yüzden paylaşılmak üzere de ilk sırayı kaptı .
  
Aaaa  partinin en sevimli cadısı da Serap ' ın iki yaşındaki kızı Çisem . Bu cadı üzerimdeki Mickey Mouse baskılı tshırtü görünce delirdi . Önce beni hemen odasına götürdü . Bütün oyuncaklarını oynamam için önüme sunduktan sonra üzerimdekini çıkarttırıp beni soyup soğana çevirdi . Bir güzelde sonra kendi giydi . Kuzuuu iki gündür de onunla uyudu .

Ehhh işte kadın her yaşta kadın beğendiiğimiz kıyafet için konuşamasakta yetişemesek te elimizden geleni yapar ulaşırız . =)=)=)




 Bu ARADA HAFTANIN EN GÜZEL VE MUTLU HABERİ İLK PASTA SİPARİŞİMİ ALIP SAPA SAĞLAM TESLİM ETMEM .Onu da yarın paylaşırım sizlerle ..
İşte karşınızda Çikolatalı Cevizli Bar tarifi ...
Malzemeler :
Tabanı için :
50 gr ( yarın su bardağı kadar ) ceviz
75 gr ( 1/ 3 su bardağı kadar ) toz şeker
75 gr ( 2/3 su bardağı  kadar ) un
75 gr soğuk küp küp doğranmış tereyağı yada margarin ( ben t yağı kullandım )
evde varsa kuru  meyveler yada yemişler
Üst katı için :
25 gr ( iki yemek kaşığı kadar)  tereyağı
75 ml ( 5 yemek kaşığı ) su
40 gr ( 1/ 3 su bardağı ) toz kakao
115 gr ( yarım su bardağı kadar ) toz şeker
bir tutam tuz
2 yumurta

Öncelikle fırınınızı 180 dereceye ısıtın . Bu ölçüler yaklaşık 20 cmlik kare bir borcam için verilmiş . Ben ölçüleri çift yapıp büyük yuvarlak borcam kullandım . yada büyük dikdörtgen de uygun olabilir.
Taban için olan malzemelerden önce cevizi sonrada tüm malzemeleri rondodan geçirin . Hem vakit kazanıyorsunuz hemde çok daha güzel karışıyor. Çokta ince çekmeyin . Ekmek kırıntısı  görüntüsü elde etmeniz yeterli . Ben içerisine çektikten sonra kuru yaban mersini ve üzümde ekledim . Oldukça güzel bir tat verdi . Hazırladığınız karışımı yağladığınız borcama elinizle sıkıca bastırarak eşit kalınlıkta döşeyin . Ve daha önceden ısıttığınız fırına verin . Taban 20 dakika kadar pişecek .

 Bu arada hemen üst kısmını hazırlamalıyız . Tereyağını bir tavaya alıp su ile beraber eritin . Yağ eriyince kakaoyu ve toz şekeri ekleyip elinizle iyice çırparak şekeri eritin . Ve ocağı kapatın . Daha sonra hafif ılımasını bekleyip yumurtaları teker teker ekleyerek çırpın . Sufle kıvamında harika bir karışımınız olacak .


 Tabanınızı fırından çıkarıp sıcakken hemen hazırladığınız çikolatalı karışımı eşit bir şekilde üzerine yayın ve tekrar fırına verin . 20 dakika daha pişirdikten sonra soğuması için tel bir ızgaranın üzerine alın. Soğuduğunda dilediğiniz şekilde kesip üzerine pudra şekeri serperek servis yapın .Altı kırıt kıtır üzeri puf  çikolata kaplı bu tatlıya konuklarınız bayılacak . Kitapta dilimler halinde buzdolabında saklanabileceği yazıyordu ama benim deneme fırsatım olmadı . Şimdiden deneyenlerin ellerine sağlık , tadanlara da afiyet bal şeker olsun . Sevgiler...

29 Ocak 2013 Salı

Oğluşumun ateşi düşmüyorrr =(

herkese merhaba .. maalesef cok uzun zamandır bıtmek bılmeyen aksılıklerle bır turlu bakamıyorum ne kendı bloguma nede sizinkilere.. oğluşum hasta ve  bır haftadır düşmüyor ateşi .. gece gunduz hersey bırbırıne karıştı . Moralım sıfır . Yazmayı da sizleride çok özledim . En kısa zamanda aksamayan yazılarla buluşmak üzere...

6 Ocak 2013 Pazar

EKİN 'NİN MÜZİKLİ KURABİYELERİ ...

notalı ,bateri davul kurabiyeler 


Canan Hanım kurabiye siparişi vermek için aradığında nasıl bir heyecan kapladı içimi anlatamam . Başladı Ekin 'ni anlatmaya ... 10 yaşında , bateri çalıyor , elinden bagetleri hiç düşmüyor  derken benim heyacan yerini kafamda dönen resimlere bıraktı. Düşünüp, taşınmanın ve son derece eğlenceli bir çalışmanın ardından iişte bunlar çıktı ortaya .Veee Ekin 'de beğenince değmeyin benim keyfime =)

müzik temelı kurabiyeler 
notalı doğumgünü kurabiyeleri 

3 Ocak 2013 Perşembe

GEÇ KALAN YENİ YIL TEBRİĞİ VE KURABİYELERİ

ŞEKER HAMURLU YILBAŞI KURABİYELERİ
GİNGER BREAD
   ÖNCELİKLE HEPİNİZE MUTLU MUTLU MUTLUUUUUU YILLAR .. BİLİYORUM BİRAZ GEÇ KALDIM MAALESEF AMA YILBAŞI KOŞUŞTURMASI İÇİNDE BİR TÜRLÜ BLOĞA UĞRAYAMADIM . YILBAŞI ÖNCESİ KURABİYE SİPARİŞLERİYLE BAŞLAYAN YOĞUNLUK SIRASIYLA YERİNİ ON GÜNDÜR BİTMEYEN GRİBE ARAYA BİRDE OĞLUŞUMUN DOĞUMGÜNÜYLE PEKİŞİNCE SİZLERLE PAYLAŞMAK İSTEDİĞİM BİR ÇOK ŞEYİ YAZAMADIM MAALESEF . NEYSE HER ŞEYİN BAŞI SAĞLIK DİYEREK YENİ YILDA BOL BOL YAZABİLMEYİ , YENİ YENİ TARİFLER DENEMEYİ , VE YENİ KURABİYE SİPARİŞLERİ ALARAK SİZLERLE PAYLAŞMAYI DİLİYORUM ...
GİNGER BREAD AİLESİ 
Görmüş olduğunuz kurabiyeler yeni yılda , yeni evlerine taşınan Lutem Ailesi için yapıldı . Evin tatlı kızlarına , köpüşlei Kaptan'a ve kedisi Mint ' e ayrıca özen gösterildi . Bende sizler aracılığıyla tekrar yeni evlerinde güzel yıllar dileyip , beğenileri için çok çok teşekkür ediyorum . 





10 Aralık 2012 Pazartesi

PEKMEZLİ ARMUT TATLISI

  Selam istek üzerine çok çok acil yazıyorum bu yazıyı , yaklaşık bir saat sonra Ankara dışına yola çıkmış olacağım. . Dünkü balık menüsünün üzerine yaptığım armut tatlısı oldukça merak uyandırdı . Bende hemen hızlıca vereceğim tarifini . Yalnız öncelikle bana güzel ürünlerinden ve 100. yılına özel tarif kitabını gönderen Koska ya teşekkür ediyorum . Koskanın fırında helvasıda balıktan sonraki en iyi tercihlerden biri. Denemenizi kesinlikle tavsiye ederim.Kitaptaki tarifleride  deneyerek sizlerle paylaşacağım .


Pekmezli armut tatlısı çok uzun zamandan beri denemek istediğim bir tarifti . Daha önce benzer bir tarifi bir dergide görüp aklımda kalmıştı. Fakat daha sonra kaybetmiştim . O tarifte armut karamelize edilmiş şurup ve rakıyla pişiyordu. Alkol fikri oldukça hoşuma gitti aslında ama tarifi bulamadığım için deneyemedim.

Pekmezli olan versiyonu da oldukça başarılı oldu. Çok çok beğendik. Özellikle balıktan sonra güzel gitti . Denemek isteyenler için buyrun tarifi.

4 adet iri sert armut
2 su bardağı su
1 su bardağı pekmez
2 adet defne yaprağı
birkaç tane karanfil
1 çubuk tarçın
2-3 damla limon suyu
servis ederken yanına kaymak yada vanilyalı dondurma
NOT : ben 2 yemek kaşığı kadarda beyaz şarap ekledim . tercihe bağlı =)
Öncelikle armutları soyup altından düz durabilmeleri için biraz kesin. Daha sonra tencereye limon suyu hariç diğer tüm malzemeleri koyun . Armutları da içine koyarak altını harlı olarak açın. Kaynayıp fokurdamaya başlayınca altını kısarak arada bir armutları zedelemeden çevirerek pişirin. Armutlar istediğiniz kıvamda pişince bir tabağa alarak tenceredeki sosa limon suyunu ekleyerek köpük köpük oluncaya kadar kaynatıp biraz çektirin . Hafif koyulaşınca armutlarınızın üzerine gezdirin . Hafif ılıkken yada soğuduktan sonra kaymak yada dondurmayla ikram edebilirsiniz. AFİYET BAL ŞEKER OLSUN . HEPİNİZE SEVGİLER..

9 Aralık 2012 Pazar

HAMSİ TAVA VE DENİZ BÖRÜLCESİ


  Bu yazıda her şey bir arada ..Balık keyfi , deniz börülcesi ve uzun zamandan beri denemek istediğim armut tatlısı .
  Kulağına kar suyu kaçmadan hamsi alınmaz deseler de ben daha fazla dayanamadan aldım hamsilerimi. Bizim evde en çok tavası sevilir. Hamsi tava, hem tat olarak hemde tavanın içine boncuk gibi dizilmiş görüntüsüyle mest eder beni .
 Aslında tavanın tarifini vermek gerekir mi bilmiyorum ama . En kısa özetiyle hamsileri unlayıp hafif yağladığınız bir tavaya aralıksız olarak dizin .
 Daha sonra alt kısmı kızardıktan sonra bir kapak yardımıyla ters çevirip diğer tarafını da kızartın . Kollarınızı sıvayıp yanında bol salatayla tadını çıkartın.Bu kadar basit =)

  Gelelim masanın ikinci kahramanına . Benim en sevdiğim balık mezesidir deniz börülcesi . Özellikle mevsiminde yakalarsanız yapması da oldukça basit . Yavaş yavaş kartlaşmaya başlamıştı . Ama ben son kez dayanamayıp aldım .

 DENİZ BÖRÜLCESİ  için limon ,zeytinyağı 3 diş kadar sarımsak ve deniz börülcelerine ihtiyacınız var . Börülceleri iyice yıkayıp biraz sirkeli suda beklettikten sonra varsa kahverengi sert kısımlarını bıçakla temizleyin . Daha sonra düdüklü tencerede haşladıktan sonra elinizle sıyırarak kılçıklarından temizleyip buzlu suya atın . Bu rengini ve diriliğini koruyor. Daha sonra güzel sızma zeytinyağı .limon suyu ve ezilmiş sarımsakla güzel bir sos hazırlayıp , börülcelerle buluşturun . Ben çok azda minik minik doğranmış kuru domates ilave ettim . Çokta hoş oldu .

  Ehh yanınada kocaman  rengarenk bir salata yaptınız mı işte masanız tamam . Bu arada denemek için birde turp otu almıştım . Genelde her türlü otu severim . Üzerine bol limon tuzla güzel oldu . Ama amann amannn bayıldım diyemem . Yarın harika armut tatlısında buluşmak üzere . B u arada kar suyunu beklemeyin bolca hamsi yiyin .


3 Aralık 2012 Pazartesi

LABNELİ TATLI KREP


  Evimizi uçurmaya çalışan bol rüzgarlı , karanlık bir Ankara havasından merhaba ... Dün sanırım gerçekten yazın son günüydü . Bu sabah kalktığımda dünkü güneşten eser kalmadığını,ağaçların yerleri öpmeye başladığını görünce istemeden olsa ikna oldum kışın geldiğine. Neyse güzel , gripsiz , evimizin rahatça ısındığı bir kış diliyorum.
  Dönelim hafta sonuna . Çok güzel bir hafta sonu geçirdik ailecek . Ve tabiki olmazsa olmaz cumartesi Kaan 'nın mutfak günüydü. En sevdiği şey yumurta kırmak ve birşeyler çırpmak olduğu için ikisinin birleşimi kahvaltı için krep yaptık beraber. İçine benim isteğim üzerine labne ( kaan peynir olduğunu bilmiyor => ) Kaan 'nın istediği üzerine bir miktar şeker ekledik.Sonuçta  ortaya üzerine reçelinizi keyifle sürüp afiyetle kahvaltıda hafif bir tatlı olarak tüketebileceğiniz hemde çocuklar kadar büyüklerinde seveceği bu krep çıktı. Denemek isteyenlere işte malzemeler . 

2 yumurta 
1/2 yemek kaşığı şeker 
1 yemek kaşığı tepeleme labne 
1 yemek kaşığı un 
1/4 çay bardağı kadar süt
1 çay kaşığı kabartma tozu 

Önce yumurta şeker ve labne olmak üzere daha sonra tüm malzemeleri iyice çırpın. Boza kıvamında bir karışım elde edeceksiniz. Bunun için un ve süt miktarında ufak değişiklikler yapabilirsiniz. Yapışmayan bir tavada çok az miktarda tereyağını eritin ve bir kaşıkla hamuru tavaya yayın . Üzeri göz göz olana kadar alt tarafını pişirin ve sonra ters çevirin . Daha çok tatlı sevenler pancake gibi üzerine pudra şekeri ilave edebilirler. Ama reçel yada balla oldukça güzel oluyor . Afiyet olsun .

30 Kasım 2012 Cuma

NİL KIZ GELDİ HOŞ GELDİ =)


  Eveett Nil kız aramıza katıldı en sonunda . Tombik yanakları ,uzunn tırnaklı küçücük elleriyle merhaba dedi bize . Halen yeni doğan bebekleri görünce hemen geri dönüyorum Kaan 'nın bebekliğine ardından hızla bastırdığım kardeş yapma duygusu . Neyse ki hastane odasında bırakıp çıkabiliyorum bu duygumu . Çokta kolay bir yöntem buldum hoopp Kaan 'nın bitmek bilmeyen iki yaş sendromunu hatırlıyım şöyle bir sarsılarak kendime geliyorum . Bakalım bu yöntem daha ne kadar idare eder beni . Ama öncelikle bebişi olmayanlara ,olmasını için uğraşanlara sağlıklı güzel bebekler diliyorum burdan . Tabiki Nil 'ede mutlu , şanslı ,sağlıklı bir hayat ...

Efendim bu arada Nil hanım için iki gece boyunca sabahlayarak , Kaan 'dan köşe bucak saklanarak yaptığım kurabiyeleri de beğenilerinize sunuyorum . Ben çok keyif alarak yaptım . Sağ olsun arkadaşlarımda çok beğendiler . Umarım sizlerde beğenirsiniz.






baby shower kurabiyeleri