MERHABA..

Hepinize merhaba...Ben bir mutfak aşığıyım. Mutluyken ,hüzünlüyken ,huzurluyken ,sıkılmışken ,genelde gece uyku tutmamışken mutfakta ya bir şeyler yaparken bulurum kendimi yada maalesef yaptıklarımı yerken...Çocukluğumdan beri gelen bu aşkı, merakı ,öğrendiklerimi sizlerle paylaşmaya sizin paylaşacağınız fikirlerle tariflerle yeni mutfak maceraları yaşamaya karar verdim .Sizler sayfama bende aranıza hoş geldik ...


25 Şubat 2014 Salı

HAYDİ HAFTA SONU TATİLİNE BOLU GÖLCÜK TABİAT PARKI -1-

GÖLCÜK MİLLİ PARKI DOĞAYA MERHABA

Merhaba geçtiğimiz hafta sonu  uzun zamandır iple çektiğim gezi programını en sonunda gerçekleştirdim. Ankara 'yı bir çok yönüyle çok sevsemde hafta sonları alışveriş merkezlerinin kölesi olma durumundan nefret ediyorum.Hep şöyle yakın bir yer yok ki gidip görelim bir temiz hava alalım diye yakınıp dururuz ailecek.Benim gibi düşünenler için harika bir yer keşffettim.




Bolu Gölcük Milli Parkı Ankara 'ya yaklaşık 250 km uzaklıkta 2 sat 15 dakika mesafede. Ankara -İstanbul otobanından bolu doğu çıkışından çıktıktan sonra Bolu yönünde ilerleyin. Yedi göller yol ayrımını geçtikten sonra Termal ve Seben tabelalarını takip edin. Maalesef Gölcüğe ait bir tabela göremedim ben .Eğer GPS den yardım alacaksanız GÖLCÜK MİLLİ PARKI  yada TABİAT PARKI olarak arama yapın yoksa yanlış adreslere yönlendirilebilirsiniz.

MİNİK ADAM ETRAFI KEŞFFEDECEKMİŞ 

Gölcük bir yapay göl olmasına rağmen doğa onu o kadar güzel içine almış ki manzara sizi şaşırtıyor. Etrafında yürüyüş yaparken sakın fotoğraf makinenizi unutmayın .Etrafta alışveriş yapabileceğiniz bir yer yok . Bu yüzden restoranı kullanmayacaksanız önceden alışveriş yapıp gitmenizde fayda var. Eşimin en büyük hobisi balık tutmak olduğu için  daha önce baktığımda bazı internet sitelerinde yasak olduğu yazıyordu fakat kapıdaki güvenlik görevlisi  bize tam bir bilgi veremedi.
Bolu Gölcük Tabiat Parkına ulaşırken 

Aynı zamanda konaklamak isteyenler için tabiat parkının etrafına belediye tarafından Gölcük Kırevleri adı altında bungolowlar da yapılmış . Geceliğinin kahvaltı dahil 300 Tl olduğunu öğrendik. Ama balık konusunda olduğu gibi bu konuda da çok ilgili değillerdi.=)

 Gölün tam kıyısında Gazelle Kır Gazinosu var. Yemekleri oldukça güzel . Biz 3 porsiyon ızgara et ve salata ve içeceklere 90 TL ödedik . Manzaranın verdiği huzurdan mı temiz havadan mı bilmem öyle acıkmıştım ki çokkk çokk beğenerek yedim. Oldukça güzeldi.Çaylar da içildikten sonra artık bizim için yola çıkma vakti.
Hayırrr daha bitmedi Ağva ' ya gidiyoruz =)




Önceden arayıp bilgi almak isterseniz Gölcük Gazelle Kır bahçesi ve kır evleri rezervasyon için Telefon numarası 0374 2628999


GAZELLA RESTORANT


18 Şubat 2014 Salı

ANKARA 'DA PATİLE İLE SINIRSIZ TATLARA VARIN


Merhabalar ,uzun zamandır yazılara ara verdiğimin farkında olup bir türlü bilgisayarın başına oturamıyordum ki ,Markör Markalaşma Ajansının ,evimin hemen çok yakınında açılan Patile davetiyle kendime geldim. Hem sevdiğim blog yazarlarıyla buluşup sohbet etmek hemde Patile 'nin gerçekten sınırsız olan yemeklerinin tadına varmak çok iyi geldi . Bu yüzden yazının en başından Patile'nin sahibi Ata Bey'e ve Markör ekibine çok teşekkür ediyorum. 


zeytinyağlı ve meze tabağı 
Gelelim Patile 'nin lezzetlerine ... Öncelikle tüm lezzetler kesinlikle ev tadında .evde yapamayanlar yada vakti olmayanlar içinde anne eli tadında diyebiliriz :) .33 çeşit zeytin yağlısı,mezeleri, ana yemekleri,mantısı kebap türleri kurabiyeleri ve tatlıları büyük bir özenle evimizde kullandığımız zeytinyağı ve çok kıymetli olan sade yağ ile hazırlanıyor.En güzel yanlarından biri de menüde olan tüm lezzetleri eve siparişte verebilmeniz.Aniden gelecek misafir için büyük bir kurtarıcı . 



PATİLE (Elazığ gözlemesi ) 

Patile 2003 yılında ilk şubesini yine Ankara 'da Birlik mah. açmış . Dolayısıyla  şehirde oturanlarda bu lezzetlere ister evlerinde isterlerse yerinde ulaşabilirler. Adını Elazığ gözlemesi olarak bilinen Patile 'den alıyor. Farklı ve güzel bir tat . İçerisinde Malatya peyniri ve kuru soğan var . Kuru soğanla arası iyi olmayanlar için isteğinize göre başka malzemelerle de hazırlayabiliyorlar. Sunumu da tadı da oldukça güzel.


PATİLE 



Patile 'nin geniş menüsünden tattığımız diğer bir lezzeti de mantı . Bir Kayserili olarak dışarıda mantı yemek fikri çok hoşuma gitmese de lezzeti oldukça güzel . Öyle midenize oturan mantılardan değil.Bu arada unutmadan söyleyeyim işletmede et seçimine de oldukça önem veriliyor. Ata bey tüm malzemelerde olduğu gibi et konusunda da oldukça titiz. 
SEBZELİ TAVUK


ÇÖKERTME KEBABI ( BONFİLE İLE HAZIRLANMIŞ ) 
Masaya özenle gelen tüm yemeklerin azar azar tadına baksam da aklım oturduğumuzdan beri bahsedilen Dolanger tatlısındaydı. Gerçekten çok güzel . Çıtır çıtır mis kokulu Dolanger Tatlısını mutlaka tatmalısınız. 

DOLANGER TATLISI 
İşte böyle canınız ev yapımı doğal lezzetler çekiyorsa ,yada aniden bastıran misafirleriniz için Patile 'ye mutlaka uğrayın. Ben tekrar bu güzel davet için Markör ekibine ve Patile 'nin tüm çalışanlarına teşekkür ediyorum. Görüşmek üzere..:)







2 Aralık 2013 Pazartesi

İSTANBULDAYIM ( AŞŞK CAFE , HUQQA, KIRINTI İSTİNYE PARK )



  Merhaba ... Yaklaşık iki gündür kuzenimin yanında İstanbul'da  tatildeyim. Bir önceki akşam ve dün tüm günümüzü Kuruçeşme den Hisar a uzanan yürüyüşler ve restoran gezintileriyle geçirdik. Bol bol boğaz havası aldık zaman zaman titresekte kendimizi asla bu havadan mahrum bırakmadık.

AŞŞK CAFE DE  PEYNIR VE ŞARAP
 Geldiğim gün ilk durağımız benim çok merak ettiğim Kuruçeşme' deki AŞŞK Cafe'ydi.Gerçekten çok keyifliydi. Ayağınızın altı deniz karşınız boğaz olunca daha ne olsun ki... Etrafta AŞŞK a geldim polarlarıyla dolaşan garsonlar, enfes bir peynir tabağı ve aşk a gelmeye yardımcı olan bir şişe blush'a 100 tl ödedik. Son derece keyifli, aşka kadeh kaldırıp ışıkların altında pozlar vererek geceyi burda tanımladık. ;)
AŞŞK CAFE _ KURUÇEŞME
Sabah kalkılır ve kahvaltı mekanları kontrol edilirken boğaz havası nın yeterince solunmadığına karar verilir.  Kuzenimin arkadaşının yoğun önerisiyle tekrar Kuruçeşme istikametine HUQQA ya gidilir. Bu aslında günün en büyük talihsizliği olacaktır ama keyifler yerinde fotoğraflar çekilir.
Bu pozum HUQQA ile vereceğim ropörtajdan hemen önce; ))

   Yaklaşık 12:00 civarında Huqqa'ya oturduğumuzda, garson gelip pazar sabahı olması nedeniyle sadece serpme kahvaltı verdiklerini söyledi. Bizde ok dedik, serpin. Biz açız ve kahvaltıya geldik. Garson bey bize bir çay ve portakal suyu bırakıp kayıplara karıştı. Bu arada kahvaltı kişi başı 45 tl. Yaklaşık 40 dakika sonra kendisine ulaşıp kahvaltıyı sorduğumuzda (bu arada diğer masalara servis yapılıyor ) makinenin arızalandığını bir 5 dakikaya geleceğini söyledi. 15 dakika sonra 3 küçük ayrı tabakta peynir, bal, bir kasede domates ve üzerinde iki kişiye üç zeytin ile geri döndü. Birde kavun üzüm ve taş gibi bir simit var. Makinenin bu kahvaltıda ne gibi bir fonksiyonu olabileceğini düşünürken etraftaki masalara bakınca serpme kahvaltıda serpilen gözleme omlet gibi çeşitlerin olduğunu gördüğümüz andan 45 dakika sonra buz gibi omletimizle buluştuk. Üzerine özür dilemek için gönderdikleri orta söylediğimiz ama şekerli gelen kahveyi de hesaba yazdılar, harika oldu. Zaten bir süre sonra da başlayan nargile kokusu fena..Ama ilginçtir herkes çoluk çocuk bebek!!! oturuyordu.
Ve HUQQA seferimizde bu şekilde anlatılmak üzere sona erdi.
Sen o kahvaltıyı daha çok beklersin. 

Ben şimdi tekrar dışarı atıyorum kendimi. Hava yağmurlu ama engel değil. Önce güzel bir kahvaltı yapmalı. Devamı ikinci bölümde. Boğazda yürüyüş,  Kırıntı, Hisar ve akşam Hayal Kahvesi ve bugün başımıza gelecekler.

27 Kasım 2013 Çarşamba

Bunu Blogumda Paylaşabilirim. Hürriyet Benim.

Hürriyet; gündeme dair cesur bir projeyle karşımızda. TBWA\ISTANBUL'un hazırladığı proje kısa zamanda oldukça ses getirdi. Din, dil, ırk, cinsiyet ayırt etmeden bireysel özgürlükleri konu alan projenin amacı Türkiye'nin dört bir yanından insanların hürriyetlerini dile getirmeleri ve seslerini duyurmaları...

Bu proje katılımcıların kendi hürriyetlerini anlatmaları için tasarlandı, katılımcılar videolarını oluştururken ilham versin diye de bir film hazırlandı.

Hürriyet, herkesi kendi hürriyet cümlelerini yazmaya ve hürriyet şarkılarını yaratmaya davet etti. Kullanıcılar içinde kendi fotoğraflarının da olduğu hürriyet filmleri yaratabiliyor ve bu filmleri sosyal medyada dilediğince paylaşabiliyor. Ayrıca seçtikleri mesaj ve fotoğraflarından oluşan bannerı hurriyet.com.tr sayfalarında yayınlanıyor. Kısaca proje tamamıyle interaktif bir proje olarak kurgulandı. www.hurriyetbenim.com üzerinden ilham verici videoyu seyredebilir, kendi video ve bannerınızı yaratabilirsiniz.

"Hürriyet Benim" filmi, daha TV’ye çıkmadan viral olarak sosyal medyada gösterildi ve çok kısa sürede yayılarak; sosyal medyada konuşulmaya ve paylaşılmaya başlandı. Kullanıcıların katkılarıyla yapılan klipleri Twitter'dan #hürriyetbenim hashtag'iyle takip edebilirsiniz.

Ben de kendi videomu oluşturdum ve benim için hürriyetin ne demek olduğunu anlattım. İzlemek için;

Bir boomads advertorial içeriğidir.

20 Kasım 2013 Çarşamba

GÜLLÜOĞLUNDA İÇLİ KÖFTE ETKİNLİĞİ VE USTASINDAN TARİFİ


   Ekim ayı boyunca Ankaralı bloggerlar olarak çok güzel etkinliklere katılma şansı buldum. Bunlardan ilki de Güllüoğlunda içli köfte etkinliği idi. Hem çok güzel vakit geçirdik.  Hemde harika yemekler yedik.


  Tabiki en eğlenceli ve heyecanlı bölüm mutfakta olmaktı.  İlk kez içli köfte yapacakken bir anda kendimi ocağın başında köfte harcını hazırlarken buldum.

  Daha sonra şefimiz bizlere içli köfte hamurunun tarifini ve nasıl yoğuracağımızı anlattı. İşte en zor kısım gelmişti.  İncecik açılacak içli köfteler ve şekil vermek. Çok şükür bu aşamayı yarım saatte bir adet uzay mekiğine benzeyen köfte yaparak birazda aradan kaynayarak tamamladım.


 Şekil vermekte ufak tefek sorunlar olsada sonuç oldukça başarılıydı. Köftenin tadını beğendiğim kadar dış kabuğunun kıvamınada bayıldım. Hem çıtır çıtır hemde kuru değildi. Tarifi şefimizden öğrendiğim orjinal haliyle sizlerle yazının sonunda paylaşacağım.


  İçli köftenin yanında daha bir sürü güzel lezzet tattık. Ben yuvalamaya bayıldım. Tadı hala damağımda. Üzerine alinazik , baklava, incirli lokum, çaylar , kahveler derken bol kalorili ama çok keyifli bir gün oldu.

  Hazır mutfağa girme lüksünü yakalamışken katmer yapımı kaçar mı?Büyük bir zevkle izledik. Hatta Güllüoğlunun sahiplerinden B.Fatih Güllü bizler için harika bir katmer de yaptı. Başarının sırrı bu olsa gerek .İşin mutfağında olmak her zaman önemli.


  İşte size tüm sırlarıyla Güllüoğlu Durdu Şefimizden içli köfte tarifi :

× 20 dakika kadar sıcak suda bekletilmiş 200 gram ince  bulgur
×1 yumurta
×15 gram tuz
×10 gram kırmızı toz biber (acı olmayacak)
×40 gram kadar haşlanmış ezilmiş patates
×50 gram çiğköftelik yağsız kıyma
Tüm malzemeler iyice yoğurulup hamur kıvamını aldıktan sonra dinlenmeye bırakılır.  Sıra geldi iç harcının hazırlanmasına :

×300 gram normal yağlı kuzu kıyma
×150 gram ince ince doğranmış kuru soğan
×40 gram küçük taneler halinde ceviz içi
×10 gram tuz
× 10 gram kimyon
×5 gram kara biber ve toz kırmızı biber

  Öncelikle koymayı kendi  yağıyla iyice kavurun ve soğanları ekleyin . Kavurmaya yaklaşık 45 dakika boyunca devam edin . Bu arada cevizleri suda bekletmeniz gerekiyor. Soğan ve kıyma iyice kavrulduktan sonra ceviz ve baharatlarıda ekleyip harcınızı soğumaya bırakın.  Bundan sonrası sizin maharetinize bağlı artık . Elinize ceviz den biraz daha büyük olarak aldığınız hamurunuzu elinizden geldiğince incelterek iç harcı ile doldurun. Dilerseniz yuvarlak köfteler de yapabilirsiniz. Daha sonra hazırladığınız köfteleri bol kızgın yağda kızartın.  Afiyet olsun ve Tebrikler ;)




27 Eylül 2013 Cuma

Mutfak dili blogunda çekiliş var.




Mutfak dili blogunun bizler için harika hediyeleri var. Ben katıldım sizde şansınızı denemek isterseniz
 http://mutfakdili.blogspot.com/2013/09/mutfak-dilinde-6-yas-gunu-hediye.html tıklamayı unutmayın . Yapmanız gerekenler burada yazılı ama Kupaları ben istiyorum haberiniz ola...

23 Eylül 2013 Pazartesi

ANKARA 'DA BLOG VE IG BULUŞMASI - - AYNI ZAMANDA DEFNE 'NİN DİŞ BULGURU


Merhaba güneşin yavaş yavaş Ankara' yı terk edip beni üşütmeye başladığı bu günlerde sıcacık , çok güzel bir buluşmaya katıldım . Sevgili gisitasarım ve yemekçinin mekanı Bloglarının düzenlediği Dikman vadisinin müthiş manzarasına sahip Keyfi cafede buluştuk.


Muratbey peynirleri , Afilli Kitap , Doğadan ,Makarna Lütfen , Estuz ,Yuva Maya ve Orkide Hareketi markalarının sponsorluğu ve güzel hediyeleri eşliğinde kahvaltımız oldukça eğlenceli ve sıcak geçti.Her ne kadar hava zaman zaman içimizi titretsede sıcacık çaylarımızı alıp , sohbette koyulaşınca çok güzel bir gün geçirdik.


Kahvaltının en minik ve sevimli konuğu kuzinede kızaran ekmek blogunun sahibi Aylin 'nin kızı Defne idi.Annesinin hazırladığı diş bulguruylada kahvaltının üzerine hem ağzımız tatlandı hemde minik Defneye inci gibi dişler ve mutlu bir gelecek dilemiş olduk. Sevgili Aylin blogunda diş bulgurunun hem tarifini hemde geleneğin ayrıntılarını çok güzel anlatmış . Dilerseniz buradan tarife ulaşabilirsiniz . TIK TIK

Günün en heyacanlı bölümlerinden biri ise gisi tasarım ve butik rabia nın bizler için kendi el emekleriyle hazırladığı çok çok güzel hediyelerden oluşan çekilişti. Maalesef bu konuda şansım pek yaver gitmese de belki ilerde rabia hanımın düzenlediği kurslara katılıp kendim için bir bebek yapabilirim =)

ORDAN BURDAN HAYATTAN YASEMİN KAPTI AMERİKAN SERVİSİ =)


22 Ağustos 2013 Perşembe

FETHİYE BALIK HALİNE GITTINIZ Mİ?

Fethiye balık hali
 Marmaris' ten ayrılma vakti gelmişti artık. Ama bizim içimizden bir türlü eve dönmek gelmedi e birde üzerine bayram tatili denk gelince hemen tatili uzatmak için bahanemizide  de bulmuş olduk. Tabi bayram tatili yoğunluğundan istediğimiz gibi kalacak bir yer bulmak zor oldu. Allahtan şansımız yaver gitti ve Antalya Olimpos ta Olimpos Ekolojik Village otelin de yer bulduk. Ama bizim Marmaris ten Antalya'ya ne kadar uzun ve zorlu bir yolculuğun beklediğiniz habersiz düştük yollara. Sahilde yolu oldukça zor olur derken Elmalı üzerinden Finike'ye inen korkunç bir dağ yolunda bulduk kendimizi. Aklınızda bulunsun eğer Marmaris-Antalya arası bir yolculuk yapacak olursanız yol şartlarını ve mesafeyi tekrar göze alın derim .
 Neyse gelelim yolculuğun güzel tarafına .Şu ana kadar henüz Fethiye-Ölüdeniz tarafını göremedim. Aklımda yakın arkadaşım Ayça'nın sürekli anlattığı Fethiye balık halinde kalmıştı. Ehhh insan boğazına düşkün olunca aklıda böyle sürekli yemekte oluyor. Ve tabii ki mola için Balık haline gittik.

 Balık hali gerçekten harika bir yerden hiç bir yerde bu kadar güzel ve çeşitli balık ve Deniz ürününü bir arada görmemiştim. Halin ortasında kocaman dört Köşe bir tezgah, tezgahları Birleşik yan yana balıkçılar. Etrafında sıra sıra restoranlar.
Balık hali restoranları

  Öncelikle gidip balıkçılar istediğiniz balığı ve deniz ürününü alıyorsunuz ızgarası yağları nasıl yemek istediğinizi söylüyorsunuz sonra hemen sizi bir restorana yönlendiriyorlar yada siz seviyorsunuz . Kişi Başı 6 ytl ödeyerek size balığı dilediğiniz gibi pişirip yanında salata ve ekmek getiriyorlar. İçecekler ekstra sadece .




Ama ekstralara  dikkat edin uyanıklık edip ikinci bir ekmeği ekstra yazabiliyorlar.
 Ayrıca halin içinde kocaman bir manav ve şarküteride var.Şarküteride çeşit çeşit peynirler, yağlar, yoğurtlar var. Ben neredeyse yolculukta olduğumu unutup başlayacaktım alışverişe.


 Hoşumuza giden başka bir detayda halin giriş kapısının duvarındaki kocaman siyah beyaz fotoğraflar.  Bu fotoğraflar ilk manav ,balıkçı ve kasap sahiplerine ait. Sözün kısası balık haline gidip farklı bir atmosferde enfes bir balık ziyafeti yapmanızı öneririm. Ben seneye tekrarlayacağım inşallah. Sevgiler...

20 Ağustos 2013 Salı

SÖĞÜT KÖYÜNDE MANZARADA TENEKEDE TAVUK YENİR


Selamlar tatil anılarına devam ediyorum . Ne yazık ki tatil rehavetinden günü gününe yazamadım ama o kadar güzel yerler gezdim ki sizlerle paylaşmalıyım.
Selimiye den ayrılırken önce Bozburun sonrada Söğüt köyüne uğradık.Bozburun Selimiye nin biraz daha küçük hali. Hemen hemen aynı diyebilirim ama Selimiye kadar popüler değil. Artık bu iyimi kötüsü siz karar verin. Bozburun da kısa bir tur attıktan sonra çok merak ettiğim Söğüt Köyüne gittik. Boz burundan 15 km sahil yolundan hafif virajı bir yoldan ulaşıyorsunuz. Ulaştığınızda gördüğünüz manzaraya hayran kalıp burada yaşayanları kıskanıyorsunuz. Burası henüz çok keşfedilmemiş oldukça büyük bir köy. Sahilde plajı yok ama deniz çok güzel. Söğüt köyünün  tam tadını çıkarmak istiyorsanız Manzara restorana gitmelisiniz.Adını fazlasıyla hakeden restoranın manzarası da,yemekleri de harika. Sahipleri oldukça ilgili . Dilerseniz yemeğiniz hazırlanırken   Naci Bey sizi teknesiyle Söğüt'ün muhteşem koylarını gezdirebilir. Yüzüp iyice acıktıktan sonra harika yemeklerin tadına varabilirsiniz tabii manzaradan gözünüzü ayırabilirseniz.
Söğüt köyü manzara restoran
Oldukça farklı lezzetler var. Ben tenekede tavuk yedim ve oldukça beğendim. Sunumuda çok güzel.
Tavuklar pişerken

  Dilerseniz odun odun ateşinde oğlak pişiriyorlar Tabii bunun için önceden sipariş vermeniz gerekiyor.
Odun Ateşinde Oğlak
Ayrıca balık ve mezeler de var.

Söğüt Koylarında tekne keyfi

Ulaşmak isteyenler için :Manzara restoran sahibi Naci Bey'in telefonu 05069378836