MERHABA..

Hepinize merhaba...Ben bir mutfak aşığıyım. Mutluyken ,hüzünlüyken ,huzurluyken ,sıkılmışken ,genelde gece uyku tutmamışken mutfakta ya bir şeyler yaparken bulurum kendimi yada maalesef yaptıklarımı yerken...Çocukluğumdan beri gelen bu aşkı, merakı ,öğrendiklerimi sizlerle paylaşmaya sizin paylaşacağınız fikirlerle tariflerle yeni mutfak maceraları yaşamaya karar verdim .Sizler sayfama bende aranıza hoş geldik ...


27 Eylül 2013 Cuma

Mutfak dili blogunda çekiliş var.




Mutfak dili blogunun bizler için harika hediyeleri var. Ben katıldım sizde şansınızı denemek isterseniz
 http://mutfakdili.blogspot.com/2013/09/mutfak-dilinde-6-yas-gunu-hediye.html tıklamayı unutmayın . Yapmanız gerekenler burada yazılı ama Kupaları ben istiyorum haberiniz ola...

23 Eylül 2013 Pazartesi

ANKARA 'DA BLOG VE IG BULUŞMASI - - AYNI ZAMANDA DEFNE 'NİN DİŞ BULGURU


Merhaba güneşin yavaş yavaş Ankara' yı terk edip beni üşütmeye başladığı bu günlerde sıcacık , çok güzel bir buluşmaya katıldım . Sevgili gisitasarım ve yemekçinin mekanı Bloglarının düzenlediği Dikman vadisinin müthiş manzarasına sahip Keyfi cafede buluştuk.


Muratbey peynirleri , Afilli Kitap , Doğadan ,Makarna Lütfen , Estuz ,Yuva Maya ve Orkide Hareketi markalarının sponsorluğu ve güzel hediyeleri eşliğinde kahvaltımız oldukça eğlenceli ve sıcak geçti.Her ne kadar hava zaman zaman içimizi titretsede sıcacık çaylarımızı alıp , sohbette koyulaşınca çok güzel bir gün geçirdik.


Kahvaltının en minik ve sevimli konuğu kuzinede kızaran ekmek blogunun sahibi Aylin 'nin kızı Defne idi.Annesinin hazırladığı diş bulguruylada kahvaltının üzerine hem ağzımız tatlandı hemde minik Defneye inci gibi dişler ve mutlu bir gelecek dilemiş olduk. Sevgili Aylin blogunda diş bulgurunun hem tarifini hemde geleneğin ayrıntılarını çok güzel anlatmış . Dilerseniz buradan tarife ulaşabilirsiniz . TIK TIK

Günün en heyacanlı bölümlerinden biri ise gisi tasarım ve butik rabia nın bizler için kendi el emekleriyle hazırladığı çok çok güzel hediyelerden oluşan çekilişti. Maalesef bu konuda şansım pek yaver gitmese de belki ilerde rabia hanımın düzenlediği kurslara katılıp kendim için bir bebek yapabilirim =)

ORDAN BURDAN HAYATTAN YASEMİN KAPTI AMERİKAN SERVİSİ =)


22 Ağustos 2013 Perşembe

FETHİYE BALIK HALİNE GITTINIZ Mİ?

Fethiye balık hali
 Marmaris' ten ayrılma vakti gelmişti artık. Ama bizim içimizden bir türlü eve dönmek gelmedi e birde üzerine bayram tatili denk gelince hemen tatili uzatmak için bahanemizide  de bulmuş olduk. Tabi bayram tatili yoğunluğundan istediğimiz gibi kalacak bir yer bulmak zor oldu. Allahtan şansımız yaver gitti ve Antalya Olimpos ta Olimpos Ekolojik Village otelin de yer bulduk. Ama bizim Marmaris ten Antalya'ya ne kadar uzun ve zorlu bir yolculuğun beklediğiniz habersiz düştük yollara. Sahilde yolu oldukça zor olur derken Elmalı üzerinden Finike'ye inen korkunç bir dağ yolunda bulduk kendimizi. Aklınızda bulunsun eğer Marmaris-Antalya arası bir yolculuk yapacak olursanız yol şartlarını ve mesafeyi tekrar göze alın derim .
 Neyse gelelim yolculuğun güzel tarafına .Şu ana kadar henüz Fethiye-Ölüdeniz tarafını göremedim. Aklımda yakın arkadaşım Ayça'nın sürekli anlattığı Fethiye balık halinde kalmıştı. Ehhh insan boğazına düşkün olunca aklıda böyle sürekli yemekte oluyor. Ve tabii ki mola için Balık haline gittik.

 Balık hali gerçekten harika bir yerden hiç bir yerde bu kadar güzel ve çeşitli balık ve Deniz ürününü bir arada görmemiştim. Halin ortasında kocaman dört Köşe bir tezgah, tezgahları Birleşik yan yana balıkçılar. Etrafında sıra sıra restoranlar.
Balık hali restoranları

  Öncelikle gidip balıkçılar istediğiniz balığı ve deniz ürününü alıyorsunuz ızgarası yağları nasıl yemek istediğinizi söylüyorsunuz sonra hemen sizi bir restorana yönlendiriyorlar yada siz seviyorsunuz . Kişi Başı 6 ytl ödeyerek size balığı dilediğiniz gibi pişirip yanında salata ve ekmek getiriyorlar. İçecekler ekstra sadece .




Ama ekstralara  dikkat edin uyanıklık edip ikinci bir ekmeği ekstra yazabiliyorlar.
 Ayrıca halin içinde kocaman bir manav ve şarküteride var.Şarküteride çeşit çeşit peynirler, yağlar, yoğurtlar var. Ben neredeyse yolculukta olduğumu unutup başlayacaktım alışverişe.


 Hoşumuza giden başka bir detayda halin giriş kapısının duvarındaki kocaman siyah beyaz fotoğraflar.  Bu fotoğraflar ilk manav ,balıkçı ve kasap sahiplerine ait. Sözün kısası balık haline gidip farklı bir atmosferde enfes bir balık ziyafeti yapmanızı öneririm. Ben seneye tekrarlayacağım inşallah. Sevgiler...

20 Ağustos 2013 Salı

SÖĞÜT KÖYÜNDE MANZARADA TENEKEDE TAVUK YENİR


Selamlar tatil anılarına devam ediyorum . Ne yazık ki tatil rehavetinden günü gününe yazamadım ama o kadar güzel yerler gezdim ki sizlerle paylaşmalıyım.
Selimiye den ayrılırken önce Bozburun sonrada Söğüt köyüne uğradık.Bozburun Selimiye nin biraz daha küçük hali. Hemen hemen aynı diyebilirim ama Selimiye kadar popüler değil. Artık bu iyimi kötüsü siz karar verin. Bozburun da kısa bir tur attıktan sonra çok merak ettiğim Söğüt Köyüne gittik. Boz burundan 15 km sahil yolundan hafif virajı bir yoldan ulaşıyorsunuz. Ulaştığınızda gördüğünüz manzaraya hayran kalıp burada yaşayanları kıskanıyorsunuz. Burası henüz çok keşfedilmemiş oldukça büyük bir köy. Sahilde plajı yok ama deniz çok güzel. Söğüt köyünün  tam tadını çıkarmak istiyorsanız Manzara restorana gitmelisiniz.Adını fazlasıyla hakeden restoranın manzarası da,yemekleri de harika. Sahipleri oldukça ilgili . Dilerseniz yemeğiniz hazırlanırken   Naci Bey sizi teknesiyle Söğüt'ün muhteşem koylarını gezdirebilir. Yüzüp iyice acıktıktan sonra harika yemeklerin tadına varabilirsiniz tabii manzaradan gözünüzü ayırabilirseniz.
Söğüt köyü manzara restoran
Oldukça farklı lezzetler var. Ben tenekede tavuk yedim ve oldukça beğendim. Sunumuda çok güzel.
Tavuklar pişerken

  Dilerseniz odun odun ateşinde oğlak pişiriyorlar Tabii bunun için önceden sipariş vermeniz gerekiyor.
Odun Ateşinde Oğlak
Ayrıca balık ve mezeler de var.

Söğüt Koylarında tekne keyfi

Ulaşmak isteyenler için :Manzara restoran sahibi Naci Bey'in telefonu 05069378836



9 Ağustos 2013 Cuma

mutfak aşığı: SELİMİYE TEKNE TURU VE CERI NİN CAFESİ

mutfak aşığı: SELİMİYE TEKNE TURU VE CERI NİN CAFESİ: Selimiye tatilinin son günü tekne turu üzerine son kalan enerjimizle çok merak ettiğim Ceri nin Cafe sine gitmekle son buldu.Tekn...

mutfak aşığı: SELIMIYEDEYIM :)

mutfak aşığı: SELIMIYEDEYIM :): Otel selimiye mavisi Merhaba arkadaşlar, bu sene havadaki tüm leylekleri görüp hayatımdaki en uzun ve mekan değiştirmeli tatili...

SELİMİYE TEKNE TURU VE CERI NİN CAFESİ




Selimiye tatilinin son günü tekne turu üzerine son kalan enerjimizle çok merak ettiğim Ceri nin Cafe sine gitmekle son buldu.Tekne gezisi oldukça güzeldi. Özellikle bizim koyun otelden konakladığımız kısmı güzel olmadığı için geldiğimiz kollarda yüzmek oldukça keyifliydi. Tekne turu için size eğer sakinlikten hoşlanıyorsanız Zehra 1 teknenin öneririm. Sunduklarını balık makarna ve salata menüsünde gayet iyiydi. Ücreti 40 ytl idi. Ulaşmak için telefon numarası : 05428262663







Akşam bu yorgunluğunu üzerine artık güzel tatlılar yemeliyiz diye düşünüp herkesin önerisiyle Ceri nin cafesine gittik.  Ceri nin cafesi sahil kenarında oldukça şirin bir dükkan. Güzel tatlıları yanında çok hoş süs eşyaları satıyor. Ne yalan söyleyeyim çok kıskandım. Yıllardır sahip olmak istediğiniz dükkan böyle bir yerdi işte. Üzerine birde sahil kenarında olunca tadından yenmez tabi. Size özellikle küçük elmalı tartoletleri ve ıslak keki öneririm.  Üzeri merengli limonlu payda harika görünüyordu.

Ve işte bu güzel günün en iyi özeti fotoğraflarda.











6 Ağustos 2013 Salı

SELIMIYEDEYIM :)




Otel selimiye mavisi
Merhaba arkadaşlar, bu sene havadaki tüm leylekleri görüp hayatımdaki en uzun ve mekan değiştirmeli tatilini yapıyorum. Çeşme, Kuşadası ve Akyaka tatillerinden sonra azcık daha uzatsak mı derken Selimiye de bulduk kendimizi Bende tatil yazılarına sondan başa doğru giderek Selimiye ile başlıyorum.
Selimiye

 Selimiye küçük , sakin,  şirin bir balıkçı köyü.Son on yıl içinde tatilciler tarafından keşfedilen köy son birkaç yılda ciddi bir akına uğramış. Denizi tamamen kapalı bir koy âdeta gölü anımsatıyor. Dolayısıyla akıntısı çok olmadığı için koyun son kısımlarına doğru deniz aman aman güzel değil. Selimlye de en güzel denize girilebilecek otelin Beyaz Güvercin olduğunu söylüyorlar. Koyun başlangıcında olması da bu ihtimali güçlendiriyor.
Admiral Otel sahil
Ben Admiral Otelde konaklıyorum Koyun en sonunda deniz kirli diyemem ama zemindeki topraktan mı akıntıdan mı bilinmez biraz gri bir görüntüsü var. Otel buradaki diğer otellere göre geniş ve ferah fakat biraz eski. Seneye ciddi bir tadilat yapacaklarını söylüyorlar.Otel sahipleri son derece ilgili ve sıcak Buradaki tüm Oteller oda kahvaltı olarak hizmet veriyorlar.
Gelelim yemeklere... Selimiye nin en çok isim yapmış restoranı Sardunya Balık Restoranı. Gitmeden bir kaç gün önce rezervasyon yaptırmanız öneririm. Oldukça kalabalık. İskeleleri yemek yiyebilmek için bir kaç gün önceden rezervasyon yaptırıyorsunuz ama iskeleye teknelerden denizi görebilmeniz pek mümkün değil. Ancak yemeklerine diyecek yok. Ahtapot ızgarası,  kalamarı , akya şişi ve çiçek dolması enfes. Ahtapot ızgara ve kalmasın porsiyonları o kadar büyük ki hem gözünüzü hemde karnınızı duyuruyor.
Sardunya restoran (o kadar karanlık ki resim çekmek çok zor)

İkinci sırada Badem Mantı var. Son derece şirin bir mekan,  bayağı da meşhur. Ispanaklı,  peynirli , bildiğimiz klasik etli mantı ve çıtır mantı var. Tatlısız olmaz diyenler içinde çikolatalı mantı var. Yaprak sarmasının çok lezzetli olduğunu söylediler ama bana bir tabağa süslü süslü dizilmiş on adet sarmaya 15 ytl vermek pek mantıklı gelmedi.
Kıymalı çıtır mantı

Çikolatalı mantı

Size diğer tavsiye edeceğim yer ise Falcon restoran. Kebapları ve pidesi gerçekten enfes . Öyle ki kendi pidemi afiyetle yiyip sonrada eşimin sac kavurmasına musallat oldum.
Şimdilik Selimiye den bu kadar.  Birazdan tekne turuna çıkıyorum. Bakalım doğanın hangi güzellikleri bekliyor bizi.  Hepinize sevgiler...

26 Temmuz 2013 Cuma

FIRINLANMIŞ FASULYE KAVURMASI


 Selam ramazan ayının bu sıcak günlerinde farklı menüler hazırlamak biraz zor olsa gerek. Kış olsa şöyle sıcacık bir çorba ile içimiz ısınacak otururuz sofraya. Bu durum için size önerim geçen sene yayınladığım soğuk çorba tarifi olacaktır. Sıcaklar için birebir bence. Tarife ulaşmak isteyenler için BURAYA TIK TIK.
Gelelim bugünkü başlığımıza. Fasulye kavurması tam olarak hangi yöreye ait bilemiyorum Belki bu konuda siz beni aydınlatısınız. Fasulye turşusu kavurması Karadeniz e ait diye biliyorum sadece. Ama hiç tatmak kısmet olmadı.
 Ben bu tarifi annemden öğrendim.Annem bazen çay saatleri için bile yapar bu tarifi. Hatta çokta iyi gider yanında çayla .E birde ramazan pidesi eklenince gayet güzel olur diye düşünüp bende sizlerle paylaşmak istedim.
Malzemeleri:
1 kg taze fasulye
4 adet orta boy soğan
5 yumurta
1 dolu çorba kaşığı biber salçası
soğanı kavurmak için göz kararı zeytinyağı
Tuz ve karabiber

Fasulyeleri ayıklayıp hazırladıktan sonra ,üzerini geçecek kadar su ekleyip haşlayın. Fasulyeler iyice haşlansın fakat kavururken ezilecek kıvama da gelmeden alıp soğuk suyla şoklayın. Başka bir tencerede ay şeklinde doğradığınız soğanları zeytinyağı ile iyice kavurun. Daha sonra biber salçası tuz ve karabiberi ekleyin Üzerine fasulyeleri de ekleyerek bir kaç kez alt üst edin. Yumurtaların üç tanesini bir kapta çırpın ve fasulyelerin üzerine ekleyip yumurtalar pişene kadar iyice kavurun.
 Aslında tarif bu noktada sonlandırılabilir. Ama bence fırına giren her yemek biraz daha lezzetli,  servis ve sunum açısından da daha şık oluyor. Şimdi fasulyeleri bir borcama yada fırına girebilecek bir kaba alın. Sofraya oturmaktan 15 dakika önce üzerine kalan iki yumurtayı çırpıp ekleyin ve 200 derecede ısıtılmış fırına verin.  Gerçekten ortaya çıkan lezzet bayılacaksınız. Uzun uzun yazdığım bakmayın öyle yapılması hiç zor bir tarif değil. Deneyenlerin ellerine sağlık. Tekrar hayırlı ramazanlar. 


18 Temmuz 2013 Perşembe

Pakmaya sosyal medyada hanımların çok yakınında.

Bazen aklınıza bir soru takılıverir, bilen kimse bulamazsınız.
Bazen yeni bir tarif ararsınız, istediğiniz gibisine rastlayamazsınız.
Sizinle aynı zevkleri paylaşan hanımlarla iletişimde olmak, ortak ilgi alanlarında buluşmak gibisi var mı?
Unutmayın, Pakmaya hep yanınızda!
Pakmaya sosyal ağları günün 24 saati, yılın 365 günü tazelenerek, güncellenerek her zaman elinizin altında, yanı başınızda.
Kısacası siz neredeyseniz biz de orada!

Tarifler, Pratik Mutfak, Pakmaya ürünleri, anket ve yarışmalarıyla:
mutfaginyildizi.com

Her gün birbirinden güzel tarifler, paylaşımlar ve 120.000'i aşkın beğeneniyle:
facebook/mutfaginyildizi

Kolay, anlaşılır, iyi sonuç veren uygulamalı tarif videolarıyla:
youtube/user/mutfaginyildizi

Ortak zevkleri paylaşan sizin gibi meraklıların katkılarıyla:
pinterest/mutfaginyildizi

Cıvıl cıvıl, dinamik, güncel ipuçları, önerileriyle:
twitter/mutfaginyildizi

Kurumsal bilgiler, Pakmaya’dan en yeni haberler ve ürünlerle:
pakmaya.com.tr

İnanın bu adresler çok işinize yarayacak.
Bize yazın, sorun, isteyin, katkı yapın. Daha iyisi için size her zaman açığız!
İletişimi hep sürdürelim...

Bir bumads advertorial içeriğidir.

9 Temmuz 2013 Salı

KIYMALI PEYNİRLİ RULO POĞAÇA VE HOŞ GELDİN RAMAZAN

 
Rulo poğaça
Merhabalar önce hepinize sağlıklı  huzurlu,  bereket dolu,  sevdiklerinizle mutlu iftarlar yapacağınız bir Ramazan ayı diliyorum . Bu uzun ve sıcak yaz günlerinde oruç tutacak olanlara da kolaylıklar diliyorum. Özellikleri su kaybına dikkat etme lazım. Birde mümkün olduğunca sıcaktan korunmak.
  Ben bu gün sizlere hem iftarda çayın yanında hemde sahurda severek yiyebileceğiniz bir poğaça tarifi vereceğim. Şekil itibariyle çok güzel dilimlediğinizde çok hoş görünüyor, hemde dilediğiniz kadar kesip geri kalanını kaldırabilirsiniz. Ayrıca üç gün kadarda hamuru ilk günkü tazeliğini koruyor.
İster Kıymalı ister peynirli yapacağınız bu poğaçadan vereceğim ölçümleri fotoğraftaki gibi dört adet rulonuz oluyor. Ben ikisini peynirli,  ikisini Kıymalı yaptım. Dilerseniz patatesli Kaşarlı bir harçta yakışacaktır. Buyrun tarife
Malzemeler: 
125 gr margarin
1 çsu bardağı sıvı yağ
1 su bardağı yoğurt
1 tatlı kaşığı tuz
1 paket kabartma tozu
Aldığı kadar un ( kulak memesi yumuşaklığında elastik bir hamur olacak )
İç harcı için : 
150 gr kıyma
2-3 adet soğan
yarım demet maydanoz
200 gr az yağlı beyaz peynir (çok eriyen bir peynir olmasın )
Yarım demet maydanoz

  Tüm malzemeleri karıştırarak hamurunu yoğurun ve dinlenmeye bırakın. Bu sırada Soğanları küçük külleri halinde olayın ve sıvı yağda kavurun. Daha sonra kıyasıya ekleyin iyice kavurduktan sonra baska bir tabağa alın ki çabuk sorusuna. Bu arada maydanozları da kıyın ve hem Kıymalı harca hemde peynire ekleyerek peynirli harcınızı da hazırlayın.Size bir tavsiye Kıymalı harcınızı da iyice soğuduktan sonra maydanozlarıda ekleyin ki maydanozların rengi kararların.
  Hamurunu dört parçaya bölün ve elinizle yaklaşık yarım parmak kalınlığında açın ve içine dilediğiniz harcı ekleyip tek bir kat rulo yapın.  Başka bir dille harcı açtığınız hamurun tam ortasında koyun ve iki tarafını kutlayarak kat izi altta kalacak şekilde fırın tepsisine yerleştirin. Üzerine yumurta sarısı sürerek fırını 180 dereceye ayarlayıp fırın soğukkanlı verin. Fırını soğuk olması önemli. İyice kabarık kızardıktan sonra altında piştiğinden emin olup fırından çıkartın ve soğumaya bırakın.
Bu piyasanın güzel yanı hem çok kolay dilimleniyor hemde yumuşak güzel bir hamuru var eeee tabi birde lezzeti.  Deneyimlerini eline sağlık. Yiyenlere afiyet olsun.  Sevgiyle hoşgörüyle tekrar hayırlı ramazanlar.

7 Temmuz 2013 Pazar

KÜLLÜ KURABİYE

Küllü kurabiye
Herkese Çeşme'den selamlar. Çok şükür uzun koşturmalardan sonra tatile Kavuştuk, Ogluşum acil apandisit ameliyatı oldu, Üzerine ben rahatsızlandı derken, tatilde yazılarda epey bir sarktı.
 İki gün önce karşı komşumuzdan ağızda dağılan enfes bir kurabiye geldi.Eh kurabiye beğenilip kapışılınca bende tabiki hemen tarifin peşine düştüm. Bu günde hemen tarif yapılıp aynı beğeniyi alınca sizlerle paylaşmak istedim.  Buyrun malzemeler
1 paket eritilmiş margarin
1 cay bardağı sıvı yağ
1 adet yumurta
1 paket kabartma tozu
Alabildiği kadar un
Üzerine için :
1 su bardağı pudra şekeri
3 çorba kaşığı kakao

Margarin eritip soğumaya için bekletin,Bu arada bir kapta yumurta zeytinyağını karıştırın.Soğumuş margarini , kabartma tozunu ve unuda ekleyerek kulak memesi kıvamında bir hamur yoğurun. Aaaa unutmadan ben bir yemek kaşığı kadarda çekilmiş fındık ekledim.170 derecede yaklaşık 15 dakika pembeleşinceye kadar pişirin. Daha sonra derin bir kasede pudra şekeri ve kakaolu karıştırın. İşte size bir sorun bu karışımından aynı zamanda nesquik  elde etmiş oldunuz. Olurda evdeki canavarlar olmadığı bir anda tutturursa aklınızda bulunsun. Dönelim kurabiyemize fırından çıkardıktan sonra azıcık soğumasını bekleyin. Ama tamamen soğumasınlar ve kasedeki kakaolu karışıma bulayın.  İşte hazırlar. Emin olun çok beğenilecekler.  Afiyet olsun.  Tekrar görüşmek üzere.

16 Nisan 2013 Salı

PORTAKALLI ŞEKERPARE


portakallı şekerpare


  E biraz geç kaldım biliyorum portakallı bu tarif için . Epeydir yazmak istediğim bir tarif aslında portakallı şekerpare. Uzun zaman önce Oktay ustanın programından almıştım tarifi. Denediğimde de çok beğendim . Aslında pek şerbetli tatlılar sevmesem de , portakallı şekerpareyi çok sevdim . Ağzınızda dağılan oldukça hafif bir tadı oluyor. Birde küçük küçük yaptınız mı hopp tek atımlık şekerpareler...=)
  Ehh marketlerde halen portakal varken sizde bir an önce deneyin diye lafı çok uzatmadan tarifi vereyim hemen
Malzemeler :
3 yumurta ( 1 tanesinin sarısını üzeri için ayırın )
1 paket yumuşamış margarin
1/2 çay bardağı sıvı yağ
1/2 çay bardağı pudra şekeri
1/2 çay bardağı irmik
1 paket kabartma tozu
1 paket vanilya

Şerbet için :
3,5 su bardağı su
4 su bardağı şeker
1 adet portakalın suyu

Üzeri için : portakal kabuğu rendesi , hindistan cevizi ve ayırdığınız yumurta sarısı

Bir yumurtanın sarısını ayırdıktan sonra diğer tüm malzemelerinizle hamurunuzu yoğurun. Yumuşak fakat elinize yapışmayan bir hamurunuz olacak. Ceviz büyüklüğünde parçalar kopartarak yuvarlayın ve tepsinize yada borcama aralıklı olarak dizin. Bu arada şerbetinizi kaynatın.
Şekerparelerinizin üzerine yumurta sarısı sürerek portakal kabuğu ve hindistan ceviziyle süsleyin . Önceden ısıttığınız 170 derecelik fırında kızarıncaya kadar pişirin.
Fırından çıkarttıktan sonra ılık şerbeti üzerine gezdirin ve iyice çekmesini bekleyin .
Mutfağınıza miss gibi bir portakal kokusu yayılacak . Soğuduktan ve şerbetini iyice çektikten sonra portakal kokusundan sonra damağınızı bu tatla buluşturmanın vakti geldi . Afiyet olsun .



15 Nisan 2013 Pazartesi

RUŞEYMLİ KURABİYE ( ETİ BURÇAK TADINDA )


 Övünmek gibi olmasın hem çok marifetli , hemde çok tatlı komşularım var. Onların sayesinde evimi her geçen gün dahada sevdiğimi sık sık söylüyorum zaten . Bu tatlı insanlardan birtaneside çoook sevdiğim Ömürcüğüm =) . Geceleri ekmek pişiren,yeni tarifler deneyen Ömür en son ruşeymli kurabiyesiyle haftaya damgasını vurdu . Benimde klasikler arasına girecek bir kurabiye tarifim oldu.Bu tarifin en güzel özellüği tadının ve kıvamın tam burçak bisküvüsü tadında olması. Aynı zamanda ruşeym tabiki epeyde faydalı bir şey . Eeee peki nedir ruşeym diyenler için .

Buğdayın işlenerek una dönüştürülmesi sürecinde özel ayrıştırma işlemleri sonucunda 1 tonundan sadece 1 kilogram elde edilen ve E vitamini bakımından zengin olduğu belirtilen ”ruşeym” (wheat germ) Buğdayın özü demek. Bu bilinen Buğday taneciğinin en tepesindeki cücüktür. Buğdayın iç bölümünden oluşur. Tepesindeki o küçücük hayat kaynağı, Bitki oluşmasını sağlayan rüşeym’dir.
Buğday ruşeymi, tanenin filizlendiği bölgedir. Muhteviyatında yüksek miktarda A,E ve B1 vitamini, lesitin, esansiyel yağ asitleri ve proteinler ile minerallerden çinko, manganez ve krom bulunmaktadır.Aktarlarda kolaylıkla bulabilirsiniz . Ayrıca ekmeklerde , yoğurda karıştırarak yada salataların üzerine serperek kullanabilirsiniz.

İşte böyle bu faydalı , sağlıklı aynı zamanda lezzetli kurabiyenin tarifi de şöyle =)
Malzemeler :
90 gr tereyağı - oda sıcaklığında -
100 gr esmer şeker
1 yumurta
20 gr rendelenmiş hindistan cevizi
25 gr ruşeym
200 gr tam buğday unu
1 tatlı kaşığı kabartma tozu

Fırını 180 dereceye ayarlayın.tereyağı ve şekeri mikserle çırptıktan sonra yumurtayı ekleyin ve çırpmaya devam edin. Daha sonra karışıma diğer kuru malzemeleri ekleyin ve yoğurun. Hamurdan tatlı kaşığı büyüklüğünden parçalar kopartarak yuvarlayın ve yağlı kağıt serili tepsinize dizin. Çatalla üzerine bastırarak yassılaştırın. 12 dakika kadar kızarıncaya dek pişirin ve ızgara teli üzerinde soğutun . Dilerseniz kavanozlarda uzun süre kurabiyelerinizi saklayabilirsiniz. Afiyet, bal, şeker , sağlık olsun .